Ahlaki Yozlaşma

Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma..

Adını yaz ve çık.

Belki sınıfta kalırsın...

Ama adının altında bembeyaz bir sayfa bırakırsın. der Aziz NESİN

Beğenirsiniz beğenmez siziniz bilmem ama haklı. Yoksa hayatın her anının bir sınavdan ibaret olduğunu da nasıl idrak edeceğiz.  Esas sorun o. Bu yüzden çoğumuz hiç ölmeyecekmiş gibi ve bu dünyaya kazık çakacakmışız gibi bakıyoruz . Tamam hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için  der hadis ama hemen ölecekmiş gibi ahiret içinde diyor. Biz dünya kısmını  tutuyoruz hayatımızın merkezine koyuyoruz. Ahiret kısmını aklımıza bile getirmiyoruz. Oysa kürkçü dükkanı misali dönüp dolaşacağımız yer belli. Ama her şeye kılıf bulmada üstümüze yoktur.

Nasıl mı ?

-Çalıyor ama çalışıyor.

Sonrada bahanemiz hazır. Kendimizi haklı çıkaracağız ya !

Hangisi çalmıyor ki. Arkasından hemen “Bal tutan parmağını yalar” diyoruz.

-Her cümlemizde doğrusunu söylemek gerekirse diyoruz. Galiba biz işimize gelmeyince doğru söylemiyoruz. Her şeyimiz yalan yani. Madem doğruyu biliyorsun niye gerektiğinde söylüyorsun o zaman ?

Hani yalancı Allah’ın düşmanıydı.

Eee tabiki ona da cevabımız hazır. Her doğruyu doğru söylemek doğru değildir diye cevabımız hazır.

Yani önce kursun atıp sonra nişan alan türden.

Tutarsa zafer

Tutmazsa da en azından rahatsız ettim korkuttum der mantığı.

Peki nereye kadar sürecek bu .

Ona da kılıfımız hazır.

Gittiği yere kadar deriz.

Yani hep bahane bizim hayatımız. Gerçeklerle de karşılaşınca çuvallıyoruz resmen.

Aslında  insanlığa ihanetin en verimli toprağı cehalet, vazgeçilmez gübresi de bağnazlıktır.

Çünkü; İnsan algısı bildiklerine göre çalışır. Bildikleri de yeterli değilse zaaflar devreye girer. Bu yüzden ;Doğru bir kararın yanlış bir zamanı olmaz. Geç kalınmış da olsa ; "DOĞRULARLA YAŞAMAK ve GERÇEKLERLE KARŞILAŞMAK ŞART"

Bu yüzden diyorum ki;  bu dünyada savaş varsa, açlık varsa, haksızlık varsa, hadsizlik varsa, kölelik varsa, kalleşlik varsa hiç kenara çekilme hepimiz parmağı var. Çünkü kendimize karşı bile dürüst değiliz biz. Ve acilen bu ahlaki yozlaşmaya son verilmezse bu iyi günlerimiz diyor, saygılar sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Orhan Aslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi

Anket Urfa'nın çözülmesi gereken en acil sorunu sizce hangisidir?