Toprak herkesi eşit tutar.

Ne unvan dinler, ne makam.

Bir avuç nefese sığdırdığın ömrün.

Son durakta aynı kapıya çıkar her insan.

Ne tahtlar kalır ayakta sonsuza.

Ne kasalar dolusu servet kurtarır zamanı.

Toprağın sessiz mahkemesinde

Geçmez ne altının ne de saltanatın fermanı.

Bir gün gelir,

Omuzlarda taşınır en güçlü görünenler de.

Bir kefene sığar bütün ihtişam.

Bütün alkışlar, bütün gösteriler de.

Toprak sormaz; "Kaç sarayın vardı?" diye.

"Kaç adamın eğildi önünde?" diye.

Bir tek vicdanın gelir seninle,

Bir de ardında bıraktığın iyilikler.

Ey insan!

Kibirle büyütme gölgeni,

Güneş batınca o da kaybolur.

Ama bir yetimin yüzündeki tebessüm,

Toprağın altında bile yol olur.

Çünkü toprak herkesi eşit tutar;

Padişahı da, garibi de aynı bağrında uyutur.

Ve ölüm haykırır sessizce:

"Tahtlar geçicidir, insanlık kalıcıdır!"