İnsan, kendini en çok zor zamanlarda ele verir. Bollukta cömert görünenin yoklukta eli titrer dostlukta omuz verenin çıkarı bitince sırt çevirdiği görülür. O yüzden yıllardır söylenen bir söz vardır. İnsanın huyu değişmez sadece çıkarına göre maskesi değişir.
Bu cümle ilk bakışta sert gelir. Çünkü hepimiz insanların değişebileceğine inanmak isteriz. Bir gün daha vicdanlı, daha dürüst, daha merhametli olacaklarını düşünürüz. Fakat insan çoğu zaman karakterini değil, sadece rolünü değiştirir.
Bugün size gülümseyen biri, yarın menfaati zedelendiğinde sizi hiç tanımıyormuş gibi davranabilir. Çünkü İşleri yolundayken iyi görünürler güç ellerindeyken adil konuşurlar ihtiyaç duyduklarında dost olurlar. Fakat çıkar dengesi değiştiğinde yüzlerindeki maske de düşer.
Aslında maskeler çağında yaşıyoruz. İnsanlar artık oldukları kişiyi değil, görünmek istedikleri kişiyi sergiliyor. Sosyal medyada vicdan dersi verenlerin gerçek hayatta bir garibana nasıl davrandığını gördüğünüzde bunu daha iyi anlıyorsunuz. Merhamet cümlelerle değil, davranışlarla ölçülür. Sadakat de sözle değil, menfaat çatıştığında gösterilen tavırla anlaşılır.
En tehlikeli insan tipi ise sürekli değiştiğini söyleyendir. Çünkü gerçekten değişen insan bunu ilan etmez yaşatır.
Kibirli biri alçakgönüllü görünmeyi öğrenebilir ama içindeki üstünlük hissi ilk fırsatta ortaya çıkar. Bencil biri paylaşmayı taklit edebilir ama hesabına dokunulduğunda gerçek yüzünü gösterir.
Bu yüzden insanları dinlemekten çok gözlemlemek gerekir. Özellikle güçsüzlere nasıl davrandıklarına bakmak gerekir. Çünkü insanın gerçek karakteri, kendisinden bir çıkar sağlayamayacağı insanlara gösterdiği tavırda gizlidir.
Elbette herkes kötü değildir. Gerçekten olgunlaşan, hatalarından ders çıkaran insanlar da vardır. Ancak onların farkı şudur. Onlar maskelerini değiştirmez, iç dünyalarını değiştirirler. Çünkü karakter dönüşümü emek ister, yüzleşme ister, vicdan ister. Maske değiştirmek ise çok kolaydır; ortama göre konuşur, menfaate göre davranırsınız olur biter.
Zamanla insan şunu öğreniyor. Bazı insanlar sizi sevmez, size ihtiyaç duyar. Bazıları sizi merak etmez, sizi kullanır. Bazıları ise sizi gerçekten insan olduğunuz için sever. İşte mesele, maskeleri değil yüzleri tanıyabilmektir.
Çünkü günün sonunda çıkar bittiğinde yanında kalanlar, gerçek olanlardır. Diğerleri ise sadece rolünü iyi oynayan figüranlardır.