Bir sağır sessizlik var. Ve bu sağır sessizlikte adımlarımız ürkek ve kuşkulu. Hepimizde gelecek adına özellikle de çocuklar adına korkuyor. Ve umutlarımızı ayakta tutmak istiyoruz. Ama rahatımız bozulmasın diye de bütün doğrulardan vazgeçiyoruz.

Hani hiç bir makam ve para için eğilmeye değmezdi.

Hani en büyük tehlike, kendi özgürlüğünü teslim edip kimliğinden vazgeçmekti.

Hemen bahaneleri hazır!

Hangi devirde yaşıyoruz haberin yok her halde diye birde azar ve sitem işitmez miyiz?

Bakın;

Bak Belediyeler aile şirketi oldu. Hizmet dersen hak getire.

Bak sınavlarda bazı insanlar derece yapıyor. Torpilin yoksa mülakatta eliyorlar.

Bak okullar özelleşti. Çocuğunu dershaneye göndermek için yıllık maaşın yetmiyor. Parası olanla çocuğun aynı sınav sistemiyle bir yarışma içerisine sokuluyor.

Sağlık özelleşti. Özel hastanelere paran yok diye gidemiyorsun. Devlet hastanelerinde de duruma göre 3 aydan az olmamak üzere sıra alamıyorsun.

Paran yoksa bunların ikisinden de faydalanamıyorsun diyorsun.

Eeee he haklısın

Devir böyle diyorlar.

Anladım ki çözümlere değil, çıkarlarına hizmet ediyorlar.

Anladım ki ne söylesen boş.

Oysa hayat, gerçekler ve ilkeler için bir şeyleri göze almaktır. Ama her eylemi para ve makamla kutsayanların çoğunlukta olduğu toplumda menfaatin sabıka kaydına isimlerini yazdırmalarında bir beis görmüyorlar maalesef.

Esas sorunda bu.

O halde ;

Bitti liyakat

Yaşasın sadakat.

Ver gazı gitsin

Çal mehteri yürüsün