Hani bir söz vardır. Hatalarınızı kendinizden saklamayın ve yüzleşin. Bu sayede çürük tarafınızı ayıklanmış olursunuz. Hata mı? Eksiklik mi bilmiyorum ama dilimin döndüğünce aklımın yettiğince okurlarıma olan sorumluluğumun gereği kendimce eksik gördüğüm bazı olayları dile getirmeye çalıştım. Bunu yaparken de amacımın ne deliyi taşlamak ne de veliye dil uzatmak olmadığının altını çizerek belirtmek istiyorum.
Geçen Belediye otobüsünde ilginç bir olaya denk geldim. Erler yani rütbesiz askerlerin belediye otobüslerine parayla veya kart okutmayla bindiklerine şahit oldum. Aynı anda Rütbeli bir erbaş bindi. Ondan para veya kart okutma konusunda her hangi bir talep gelmeyince kamu vicdanı adına şoföre sordum.
Niye erbaştan ücret almıyorsunuz da erlerden talep ettiniz ?
Şoför kanun öyle diyor dedi.
Bu işte bir yanlışlık yok mu? diye amirlerinden birinden sordum.
Kanun böyle deyince bende zaten maaşları var. Rütbeliyse zaten özel arabası veya makam arabası var. Parasız pulsuz vatanı bekleyen bu rütbesiz askerlere olması gerekmiyor mu ?
Bu işte bir yanlışlık yok mu sizce deyince ?
Hocam gündeme getir bakarsınız yetkililer görür varsa bir eksiklik veya gözden kaçan bir şey varsa bakarsın çözerler dedi.
Otobüsten inince Suruç’a gitmek için kooperatif arabalarına bindim. Ve yola koyuldu araç. Tabi insanlar üst üste biniyor. Sağlıklı ve güvenli yolculuk adına olumlu hiçbir durumla karşılaşmadığınız gibi sağlıklı bir denetimde yok. Yolun durumu tam ise bir felaket. Boşuna Suruç Ölüm yolu denilmiyor demek ki. Yıllar oldu hala çözülmeyen bir kangrene dönüştü maalesef. Boşuna bir sürü ölüm ve kaza. Yetkililerimiz bir an önce bu soruna da el atıp hem denetim hem de sağlıklı bir yolculuk için çaba gösterseler hiç fena olmaz diyorum. Bu konuda Nietzsche'nin sözü; "yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır daha alçağını değil." Sözünü hatırlatmadan geçemeyeceğim diyor. Saygılar sunuyorum.