Çek, vadeli işlemlerde kullanılan ve karşılıklı güven esasına dayanan bir ödeme şeklidir. Aslında çek, ticari teamüllerde vadeli gibi görünse de görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme aracıdır. Çek defteri talep edilmesi halinde banka tarafından basılır. Karekod, keşideci ve keşide yeri gibi bazı ibareleri taşır. Ticari hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir.

Elde ettiğim verilere göre, 2025 yılının ilk yarısında bankalara ibraz edilen çek sayısı 9 milyondur. Yine bu çeklerin 167.000 tanesi karşılıksız çıkmıştır. Bu da demektir ki; kullanılan her 100 çekten 2 tanesi karşılıksız çıkmıştır. Bu durum, ticaretteki esas olan güven duygusunu zedelemektedir.

Çek, şirket tarafından temsil yetkisine sahip kişi veya kişiler tarafından doldurulup imzalanmalıdır. Son dönemde çeki alacaklısına veren şirket veya şahıslar çekin vadesi geldiğinde ilgili bankaya ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunarak çeklerinin çalındığını veya imzanın kendilerine ait olmadığını beyan etmekteler. Bu durumda alacaklı hiçbir şey yapamamaktadır. Muhtemelen çek sahibi çeki vereceği kişiye göstermeden başka bir kişiye çeki doldurtup imzalatmaktadır.

Uzun süren şikayet ve yargılama süreçlerinden sonra çek tahsil edilebilmektedir. Ya da çek sahibi bir süre çekte yazılı miktarı ticari hayatında kullanmakta ve şikayeti geri çektirip ödeme yapmaktadır.

Her ne kadar ticarette sözleşme, ödemenin mümkün mertebe garantiye alınması ve kefalet gibi yollara başvurulsa da; ticarette esas olan güven duygusudur. Yine karşılıklı güven ile sürekliliğin temin edilmesidir.

Bu tür durumlara maruz kalanlar, çek ile ticaret yapmaya şüpheyle bakacaklardır. Tabii olarak, ticari hayatın için de bu duyulmalar da çeki itibarsız hale getirecek ve ticaret olumsuz olarak etkilenecektir.

Her çek alışında da çek sahibinin imza sirküsüne ve ticaret sicil gazetesine bakması mümkün değildir. Çoğu zaman şirket sahibi veya resmi temsilcisiyle ticarette muhatap olan kişi aynı değildir. Bir de ciro edilen çekler vardır. Tüm bunların iyi niyetli kişi tarafından takibi mümkün değildir ve ticaretin olağan akışına aykırıdır.

Unutulmamalıdır ki ticarette en büyük teminat, imza değil karşılıklı güvendir.