Çiftelere şu örnekleri verelim: Sürme meni Çek göze sürme meni Bala beşikte ağliy Ağzına sür memeni Sürme beni Çek göze sürme beni Kapida kul olmışam Nâçârım sürme beni Yara yerı Sağalmaz yara yerı El getti menzil aldı Ben derem...
Çiftelere şu örnekleri verelim:Sürme meni Çek göze sürme meni Bala beşikte ağliy Ağzına sür memeniSürme beni Çek göze sürme beni Kapida kul olmışam Nâçârım sürme beniYara yerı Sağalmaz yara yerı El getti menzil aldı Ben derem yara yerıYara sızlar Oh değmiş yara sızlar Yaralının halından Ne bilsin yarasızlarKalemı kaşta kodiy Gozımı yaşta kodiy Sen başiy alıp gettiy Beni ataşta kodiyKalemın ucu kara Kalbinin ucu yara Heberiy tez yerişti Gel ağlama beçaraÇiftelerin yanısıra birden fazla kişi tarafından tamamlanan maniler de vardır. Bu tür maniye ne dendiğini sözlü ve yazılı kaynaklardan öğrenemedik:Koyınlar kuzliyanda Yaralar sızliyanda Ben seni nerde bulım Göynım arzuliyandaBu dörtlüğün ayaklı ve cinaslı olmaması ve her mısranın aynı güçte olmaması zaten dikkati çekmektedir.Urfa’da söylenen mani ve hoyratların bir başka özelliği de 6 mısradan oluşanlarının da varlığıdır.Kara beni Üzınde kara beni Ataş beni yahmazdı Yahtı bir kara beni Gece gündüz yanarım Yatırın kara beniKara gözler Humardır kara gözler Yar biye güman etmiş Taha da kara gizler Gemim deryada kaldı Kaptanı kara gözlerUrfa mani ve hoyratlarının konuları ise aşk, gurbet, yiğitlik, alay, ölüm, evlenme, hikmet, özlem ve doğadır. Bu konular her manide ve hoyratta değişik açılardan işlenir. Hoyrat ve mani okuyanların (söyleyenlerin değil) repertuarları oldukça geniştir.Mani ve hoyratların daha önce belirtildiği üzere belki bir makamı yoktur. Fakat bazı hoyratlar bazı makamlara yakışmalarından bir alışkanlıkla mesnevi, isfahan, nevruz, beşiri gibi aynı makamlarla okunmaktadır. Hoyrat ve mani icrası yüksek ve yanık bir sesle yapılır.Özellikle şehrin güneyinde meydana gelen gecekondulaşma olayından önce var olan mağaralarda, kesmelerde, Ehber’de, Merkefe’de bahar aylarında hoyrat eksik olmazdı. Zaman zaman mağaradan mağaraya hoyratla seslenilir, mağaradan mağaraya mesaj iletilirdi. Söz gelimi tuz isteme, birini çağırma, çiğköfte veya peynirli helva isteme, gönderme gibi haberleşmeler hoyrat aracılığıyla yapılırdı. Bir tuz isteme hoyratı:Yaz yolla Bahar yolla yaz yolla Çiğ köfte hamur oldı Kardaş bize duz yollaAynı hoyratın; Yaz yolla Bahar yolla yaz yolla Kebap yandı köz oldı Kardaş bize duz yolla, biçiminde bir varyantı da vardır.Urfa hoyrat ve manilerinin üzerine yapılan tartışmalardan biri de yazıya nasıl geçirileceğidir. Akademik çevreler ulusal kültürün bütünlüğü için bunların normal Türkçeyle yazıya geçirilmesini istemektedir. Ancak bir kültür mozayiğinin apayrı bir rengi olan Urfa ağzının unutulmasına ve ölümüne göz göre göre razı olmak anlamına gelen bu yöntemi kabullenmek bize kelimenin tam manasıyla “giran” gelmektedir.İşte size birkaç özgün örnek:Nahana mı Yarpız mı nahana mı Heste heberi geldı Esseh mı mahana mıSürme göze Yakışır sürme göze Sürmeye mabal attım Aman ha sürme gözeRahtı bıdır Çiftemin rahtı bıdır Gettiy amma gelmediy Ayrılıh vahtı bıdırMert nerde Namert nerde mert nerde Namerdı bi yana koy Mühbe olmayın merdeSuyı tasla aşladım Dövmelere başladım Kapıdan sesi geldı Tıtremağa başladımKınıfıriy has mıdır Sahsı mıdır taş mıdır Dar yere düştım bögın Keder mıdır yas mıdırÇapıtta durır bastıh Onbeş yaşına bastıh Her gişiye varmanıh Biz Kur’an’a el bastıhAya damlar Yaldızlar aya damlar Seher üzını açtı Sebbehtir ay adamlarAğam benim Birdımış ağam benim Benim mehle şeniğim Derdim dağdağam benim Maşarayda ne’ne var Sözleriyde me’na var Eliyden çoh çekmişem Üz astiy gene ne var Yazı benim Hat benim yazı benim Ardımdan ağlamayın Bı kara yazı benimBağlarında mayana Suyı verdim o yana Demirden ürek ister Bı sözıme dayanaAl alma dörd olaydı Yiyene derd olaydı Bı almanın sehebi Sözine merd olaydıKişe tavuğım kişe Başıya bitler düşe Fransız kuyu eşmiş İnşallah gendi düşeKulıyam Kurbanıyam kulıyam Mevlam kulım demezse Ya ben kimin kulıyamAltın tasın kenarı İçine kırdım narı Tuttım ecele verdin Sırma buyıhlı yarıAlma yanı Kızarmış alma yanı Nasıl kebre koyarlar Mırazın almayanıBala ben Düştim haldan hala ben Çöp yığdım yuva yaptım Uçurmadım bala benUyah geldim Yatmadım uyah geldim Ömür der bin yaşadım Göyil der bayah geldimAğlama naçar ağlama Gündür geçer ağlama Bı kapi örten Mevlam Bi gün açar ağlamaAldadi Dünya bizi aldadi Altında bi tas zéher Üsti verir bal dadıHer ayından er yılın her ayından Günde bi kerpiç düşer Ümrımın serayındanGamda gül Gamda bülbül gamda gül Nadanlar her gün güler İgıd isey gamda gülBahçada yeşil hiyar Boyı boyıma uyar Ben dedim gizli sevim El arıftır tez duyarUrfa’da inci tutar Dolanır genci tutar Bi can bi canı sevse Alemi sancı tutarKınıfır ezenım yoh Taslara süzenim yoh Yıhılsın babam evi İçinde gezenım yohDam üstinde fotraf Gelin kızlar otırah Otırmahtan ne çıhar Gelin olah kurtılahAğ çuha, kara çuha Çuhanın dibi yuha Ne söledim huylandi Vay benim gözüm çıha Bahçıya serdim halı Boyı kınıfır dalı Gören maşallah desin Kimin var bele yarıGör bı dağın başını Topla çağıl daşını Ele bi öksemişem Kaynımın kardaşınıAy doğar bedir Allah Bı sevda nedir Allah Ya yara bi merhamet Ya biye sabır AllahBeyaz ağıl balıyam Kardaş ben Urfalıyam Canım çıhsa vazgeçmem O yara sevdalıyam(