Prof. Dr. Tansu Çiller'i unutmak mümkün mü? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilk ve tek kadın başbakanı. 1993 yılında DYP Genel Başkanı seçilen Çiller, Demirel'in Cumhurbaşkanı olmasından hemen sonra hükümeti kurmakla görevlendirilmişti.....
Prof. Dr. Tansu Çiller’i unutmak mümkün mü?
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilk ve tek kadın başbakanı. 1993 yılında DYP Genel Başkanı seçilen Çiller, Demirel’in Cumhurbaşkanı olmasından hemen sonra hükümeti kurmakla görevlendirilmişti.. Çiller, Kardak krizinde yaşanan gerilimde Kardak adasına asılan Yunan bayrağına yönelik “O bayrak inecek o asker oradan gidecek” diyerek halkın gönlünde taht kurmuş, cesareti ve aktif siyasetiyle ön plana çıkmıştı.
Şimdi Akşener’i görünce aklıma hep Çiller geliyor. Duruşu, konuşması ve hareketleri bana Çiller’i hatırlatıyor. Cesareti de Çiller’i aratmıyor. Meydan okuyor, korkmuyor ve siyasi sertliği hissettiriyor tabanına. Rahatsızlık verdiği bir kesimin varlığı söz konusu ama bunu normal olarak görmek lazım. Bahçeli uzun yıllardır başkanlık koltuğunu işgal ediyor ve tabanda bir kitlesi mevcut. Ülkücü camia ise kendi arasında, Bahçeciler ve Akşenerciler olmak üzere iki gruba ayrılmış. Bu işin orta yolu da yok. Hani eş başkanlık olsa sorun olmayacak, her ikisi de genel başkan olabilecek.
Gelelim kendi düşünceme! 2002 ve 2016 MHP’de sürekli olarak kan kaybı yaşanıyor. Yaşanan kan kaybında genel başkan kim? Devlet Bahçeli! O zaman artık teşkilatta baştan aşağı bir revizyon olması zaruri hale geliyor. Yapılan kamuoyu araştırmalarında olası bir seçimde MHP’nin baraj altında kalacağı göstergeleri de ağır basıyor. Bu öngörüyü görebilmek için de her hangi bir uzmanlığa gerek yok diye düşünüyorum. Bilindiği gibi MHP bir ideoloji/dava partisidir. Türk İslam sentezi üzerine kurulan MHP’de liderlik kavgası pek hoş karşılanmamaktadır. Sn. Bahçeli bu anlayışı bir kez daha süzgeçten geçirmeli ve partiyi daha üst basamağa çıkarabilecek aktif ve genç siyasetçilere yerine bırakabilmelidir.
Meral Akşener MHP’yi baraj sorunundan arındırıp % 16-17 bandına yükseltebilecek kapasiteye sahip bir siyasetçidir. Çok iyi bilinmeli ki, MHP bu durumundan çok daha kötü duruma düşmeyecektir. Aksine, Akşener’li MHP, tabanda birleştirici bir güç olup Mecliste üçüncü parti konumuna gelebilecektir. Son iki gündür Akşener’in DP dümenine geçeceği konuşuluyor. Doğrusunu isterseniz ben Akşener’in böyle bir beyanatı olduğunu düşünmüyorum. Şayet bu haber doğru ise Meral Akşener’in MHP Genel Başkanlığına adaylığını siyasi etik açısından doğru bulmadığımı da açıkça ifade etmek isterim. Varsa böyle bir hamle düşünceniz bunu açıkça açıklar ve direk DP’nin başına geçersiniz. Peki Akşener’li DP ne olur? Yeni anayasa da ülke seçim barajı %5 bandına çekilirse DP Meclise yüzde yüz girer.