11 Eylül ikiz kule saldırısı, terör ve küresel terörizm kavramının kapsamını ve hangi yapılanmaların terör örgütü ya da terör eylemi sayılması gerektiği konusunu yeniden masaya yatırma zorunluluğunu gündeme getirmiştir. Ne var ki;...

11 Eylül ikiz kule saldırısı, terör ve küresel terörizm kavramının kapsamını ve hangi yapılanmaların terör örgütü ya da terör eylemi sayılması gerektiği konusunu yeniden masaya yatırma zorunluluğunu gündeme getirmiştir.

Ne var ki; İngiltere, Amerika, Belçika, Almanya ve Fransa gibi batılı ülkeler kendi ülkelerine yönelik tehdit oluşturmayan örgütleri terör örgütü olarak tanımlamamakta ısrar etmişlerdir.. Batı devletlerinin bu yaklaşımı ise küresel terörizmin evrensel bir tanımını yapmaya engel bir durum oluşturmaya devam etmiş, terör eylemlerinin artmasına neden olmuştur. Örneğin, Türkiye’de, Türkiye halklarının temel hak ve özgürlüklerine yönelik illegal örgütlenmelerin şiddet eylemleri terör eylemi olarak kabul edilmemiş, söz konusu illegal yapılanmalara maddi ve manevi destek sağlanmış ve hatta ülkelerinde bu örgütlerin temsilcilik açmalarına yasal imkan sağlanmıştır.

Avrupa devletlerinin “Senin terörün iyi /Benim terörüm kötü” anlayışlarına karşı şunu hatırlatmamız gerekir ki, Dünya’da hiçbir terör örgütü kendisini terör örgütü olarak görmez, kabul etmez. Sözüm ona; yaptıkları eylemler ve katliamlar, halk kurtuluş hareketi, şeriat devleti kurma savaşı, demokrasi ya da özgürlük savaşı adına yapılan hareketlerdir. Ve bu amaçta kullanılan her türlü fiili şiddet eylemleri, hedefe ulaşma da uygulanması gereken legal eylemler olarak görülmektedir. Onlara göre asıl terörist, mücadele edilen devlet ya da iktidardır. Bizde böyle bir anlayıştan yola çıkarak şunu söylemek durumunda kalıyoruz; acaba terörist, kurşunlara ve bombalara hedef olan yaşlılar, kadınlar ve çocuklar mı?

Siyaset Bilimci Wardlaw ve Thornton terörü, siyasi davranışlara etki yapmak amacıyla şiddet ve tehdit kullanımını gerektiren hareketler olarak tanımlamaktadır.

Siyaset Bilimcileri terör ve terörizme yönelik farklı yaklaşımlar gösterip farklı tanımlar yapmışlardır. Ben bir Siyaset Bilimci olarak yapılan tüm açıklamalardan hareketle terörizmi şu şekilde tanımlamayı uygun görmekteyim.

Terörizm; Ulus devletleri ve uluslararası toplumu tehdit eden, sürekli olarak gelişen ve bugünün en tehlikeli problemlerinden biri olarak kabul edilen ,oldukça karmaşık ve yaygın bir olgudur. Başka bir ifadeyle terörizm, gücünü yıldırma ve korkutma sürecinden alarak, kamu otoritesini yıkmak ve toplumun yapısını değiştirmek amacıyla şiddete yönelen bir olgu olarak ta tanımlanabilir.

Terörizm hakkında ön gördüğümüz on prensip:

-Terörün tolere edilmesi mümkün değildir,

-Terör, alçakların savaşıdır,

-Terör, zulmün hayati özelliğidir,

-Terör, basit bir katliamdır,

-Terör, kanunsuzluk yolundakilerin en büyük silahıdır,

-Terör, zavallı bir katliamdır,

-Terör, bir sığınmacının sırtında ki kamçı darbesidir,

-Terör, bazıları için gizlilikle başarı sağlanmasıdır,

-Terör, halkın korkaklık sonucu yenilmesidir,

- Eğer yılgınlığa uğrar isek, bizi korkutanlar karşısında zavallı bir duruma düşeriz ve terör,sebebinin değeri ile değil,kurbanlarının fazlalığıyla ölçülebilir. (Sinclair)