Şanlıurfa bir çok Medeniyete ev sahipliği yapmış Halk kültüründen beslenip gelişmiş kadim bir şehirdi.
Kültürü, folkloru, günlük yaşamı. Giyim kuşamı ve mutfağı ile insanların huzur mutluluk ve dayanışma içinde hayatlarını idame ettiği bir cennet köşesiydi ,
Peki ne oldu da sözü senet olan dayanışmayı ve yardımlaşmayı şiar edinmiş bu toplumun kendine yabancılaşmış cennet olan bu beldeyi cehenneme çevirip yaşanmaz kılınmasını sağlanmasının sebebi ne
Elbette birçok sebep yazabilirim ama ben kısaca en çok etki eden sebepleri ele almakla yetinecek .
En başta gelen sebeplerden biri güvenin sevginin dayanışma ve manevi değerlerin yozlaşması olmuştur.
Bunun yanına da Sanayileşme , nüfus artışı ve teknolojinin gelişmesi gibi etkenler kültürümüzün ve folklorumuzun yok olmasına yada dejenerasyona uğrayarak değişimine neden olmuştur.
Eskiden, sıra gezmesi dediğimiz kültürümüzün mihenge taşı olan günümüzde sıra gecesi olarak anılan kültürümüzün mihenk taşının içi boşaltılıp ticari metaa haline getirilmiştir.
Düğün, nişan, gelin hamamı gibi birçok geleneğimiz dejenere olarak özünden ve ruhundan soyutlaştırılmıştır.
Çarşı kültürü AVM’lerin açılması ile gün be gün ruhundan uzaklaşıp dejenere olmaktadır
Binaların dikilmesi ile hayatlı evlerin tarih olması ile sıcak komşuluk ve kardeşlik duygusu dayanışmanın yok olmasına sebep olmuştur.
Hayatlı evlerde yaşadığımız günlerdeki gibi dostluk kardeşlik ve dayanışma neden apartmanların beton hücreleri olan binalarda unutulmaya yüz tuttu .
Sebebi binalar mı yoksa değerlerimizden uzaklaşıp meçhul bir kültürün albenisine kapılıp kendi özümüzü kaybettiğimiz bizim mi,
Neden ruhumuzu okşayan yeni gazeller filizlenip gülleşmez oldu türkülerimiz neden yertim kaldı, neden hoyratlarımız öksüz mırranın bal olan acılığı neden zehir tadını aldı annelerimizin yaptığı gök sofralarını aratmayan yemekleri neden tatsız tuzsuz bir yaban tat halini aldı
kış gecelerimizin bizi cem eden muhabbeti körükleyen masalları oyunları nere kayboldu.
Bizmiyiz kaybolan yoksa kültürümüzü