Şanlıurfa Haberleri

İbrahim Tatlıses’in Ünlü Olmadan Önce Yaptığı İlk İş Şaşırttı

Şanlıurfalı ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses'in şöhret basamaklarını tırmanmadan önceki hayatı müzikseverler tarafından her dönem merak konusu olmaya devam ediyor. Arabesk müziğin efsane isminin geçmişte yaptığı asıl mesleği duyanlar ise kulaklarına inanamıyor. Peki, bugün milyonların hayranlıkla dinlediği İbrahim Tatlıses ünlü olmadan önce hangi işi yapıyordu? İşte İmparator'un zorluklarla dolu hayatından şaşırtan o detaylar...

Abone Ol

Türkiye’nin önde gelen sanatçılarından Şanlıurfalı İbrahim Tatlıses’in şöhret basamaklarını tırmanmadan önceki yaşamı, azim ve mücadele dolu bir hikayeye dayanıyor. Bugün geniş kitleler tarafından tanınan usta ismin, müzik dünyasına adım atmadan önce yaptığı meslek ve çocukluk yıllarında yaşadığı zorluklar, başarısının ardındaki emeği gözler önüne seriyor.

ZORLU ÇOCUKLUK YILLARI VE EĞİTİM HAYATI

1952 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen İbrahim Tatlıses, hayata oldukça dezavantajlı bir başlangıç yaptı. Babasının cezaevinde olması nedeniyle eğitim hayatından mahrum kalan usta sanatçı, çocukluk döneminde okula gidemedi. Tatlıses, yıllar sonra bu durumu Şanlıurfa’daki eğitim imkanlarının yetersizliğine atıfta bulunduğu meşhur esprili ifadesiyle hafızalara kazımıştı.

SİNEMALARDA SU SATICILIĞINDAN GELEN DÖNÜM NOKTASI

Okuma yazma öğrenememiş olmasına rağmen erken yaşlarda çalışma hayatına atılmak zorunda kalan Tatlıses, ailesine destek olmak için çeşitli işlerde görev aldı. Özellikle sinema salonlarında su satıcılığı yaptığı dönem, onun hayatında derin izler bıraktı. Kendi anlatımına göre, sinemada su satarken bir müşterinin kendisine sert bir şekilde tepki göstererek tokat atması, hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri oldu. Yaşadığı bu haksızlık, sanatçının mücadele ruhunu ve karakterini şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldı.

ŞÖHRET ÖNCESİ ASIL MESLEĞİ: SOĞUK DEMİR USTALIĞI

Tatlıses’in gençlik yıllarında asıl geçim kaynağı ise inşaat sektörüydü. Ağır çalışma koşullarına rağmen pes etmeyen sanatçı, inşaatlarda soğuk demir ustası olarak ter döktü. Gündelik yaşamın zorluklarıyla mücadele ederken bir yandan da inşaatlarda türküler söylemeye devam etmesi, onun keşfedilmesine zemin hazırladı. Şantiyede çalışırken seslendirdiği türkülerin Adanalı bir sinemacı tarafından fark edilmesi, Tatlıses’in hayatını tamamen değiştirecek müzik yolculuğunun ilk adımı oldu.

ADANA'DAN İSTANBUL'A UZANAN SANAT YOLCULUĞU

Sahne hayatına ilk olarak Adana'daki çeşitli mekanlarda adım atan İbrahim Tatlıses, buradaki tecrübelerinin ardından Ankara'ya geçerek gazino ve pavyonlarda performans sergilemeye başladı. Müzik kariyerindeki asıl büyük sıçramayı ise 1974 yılında seslendirdiği "Ayağında Kundura" adlı eserle gerçekleştirdi. Bu çıkış, sanatçının televizyon ve radyo dünyasıyla tanışmasını sağladı. 1970'li yılların ortalarında İstanbul'a taşınarak eğlence sektörünün merkezinde yer edinen usta isim, burada kendisine soyadını verecek olan müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanıştı.

Okula gidemeyen, çocuk yaşta su satan ve gençliğinde inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapan İbrahim Tatlıses'in bu azim dolu hikayesi, günümüzde de pek çok kişiye ilham kaynağı olmaya devam ediyor.