Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Sema Köroğlu, Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesine yönelik basın açıklaması düzenledi.
Köroğlu tarafından yapılan basın açıklamasında, yoksulluk nafakasının yıllardır kamuoyunda bilinçli biçimde çarpıtılan söylemlerin aksine, bir ayrıcalık ya da haksız kazanç olmadığını ifade etti. Bu hakkın boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eşin insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmesi için tanınmış temel bir sosyal koruma mekanizması olduğunu söyledi.

“NAFAKA HAKKI KADINLARIN GÜVENCE HAKLARINDAN BİRİDİR”
Özellikle kadınların işgücüne katılımının sınırlı olduğu, ücretsiz bakım emeğinin büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenildiğini ifade eden Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Sema Köroğlu;
“ücret eşitsizliğinin sürdüğü ve kadın yoksulluğunun giderek derinleştiği bir toplumsal yapıda nafaka hakkı, kadınların ekonomik şiddete karşı sahip olduğu en önemli güvencelerden biridir.
Türkiye'de kadınların önemli bir bölümü kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmakta; pek çok kadın ise bakım yükümlülükleri nedeniyle çalışma yaşamına hiç katılamamaktadır. Bu gerçeklik ortadayken nafaka hakkının hedef hâline getirilmesi, kadınların yaşadığı yapısal eşitsizlikleri görmezden gelmek anlamına gelmektedir” dedi.
“KADINLARI YOKSULLUĞA SÜRÜKLEYEN EŞİTSİZLİKLERDİR”
Kamuoyunda sıklıkla dile getirilenin aksine, yoksulluk nafakası mutlak ve sınırsız bir hakkın olmadığının vurgusunu yapan Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Sema Köroğlu;
“Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, evliymiş gibi birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka zaten sona ermektedir. Buna rağmen nafaka hakkının sınırlandırılmasına yönelik her girişim, kadınların boşanma sonrasında daha derin bir yoksulluğa ve ekonomik şiddete maruz kalma riskini artıracaktır.
Bugün tartışılması gereken nafakanın varlığı değil, kadınları yoksulluğa sürükleyen eşitsizliklerdir. Kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek istihdam politikaları, ücretsiz ve erişilebilir bakım hizmetleri, sosyal destek mekanizmaları ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan kamusal politikalar hayata geçirilmeden nafaka hakkının zayıflatılması kabul edilemez” şeklinde konuştu.
“MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Sema Köroğlu,
“Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği olarak bir kez daha vurguluyoruz: Kadınların kazanılmış haklarının geriletilmesine, ekonomik güvencelerinin ortadan kaldırılmasına ve kadın yoksulluğunu derinleştirecek düzenlemelere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Yasama ve yürütme organlarını, kadınların yaşam gerçekliğini ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini dikkate alan politikalar üretmeye kamuoyunu ise kadınların hak ve güvencelerine yönelik bu müdahalelere karşı dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Kadınların eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam hakkından vazgeçmeyeceğiz. Kadınların ekonomik güvencelerini zayıflatan değil, güçlendiren politikaların hayata geçirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.





