Doğmak elinde değildir insanın,
Doğmak elinde değildir insanın,
Bilmezsin, nerden nasıl geldiğin,
Kendine ait bir dünyada yaşarsın bir süre,
Sonra kocaman bir dünyaya uyanırsın,
Biraz şaşkın. Biraz mutlu, çok meraklısın,
Ne çok şey vardır çözemediğin…
Öğrendikçe büyür, büyüdükçe öğrenirsin,
Öğrensen de bir şey vardır kabul edemediğin:
Varlığına sebep olanın,
Senin için çizip sınırladığı değişmez kaderin.
Durmadan plan, program yaparsın,
İstediğin, istemediğin ne varsa sıraya koyarsın,
Ama işlemez planların.
Tutmaz bu değildir beklediğin.
Her zaman istediğin değildir, eline gelen,
O kader, hep altüst eder planların.
Bazen tutar planın, dersin değişti kaderim,
Ben kaderimi kendim yaparım.
Yanılırsın dostum, yanılırsın,
O sadece bir rastlantıdır.
Bildiğini okur, yolunu çizer gene senin.
Bir ara düşersin ekmek parasına,
Yarını kazanmak telaşına,
Sonra… sonra aşk meşk, sevda derken,
Gelirsin ömrün yarısına.
Ağlamış, gülmüş, sevmiş, sevilmiş,
Alırsın bir gün sevdanın meyvelerini,
Her doğanla yeniden doğarsın,
Anlarsın nerden nasıl geldiğini,
Anlarsın nereye gitmekte olduğunu.
Evlat sevgisi her şeyin üstünde olur.
Bağlarsın yoluna yolunu,
Ömrün ömrüne feda olur.
Sonra başlarsın bir bir kaybetmeye,
Sevdiklerini katarsın Arda arda toprağa,
Kimi canlar uçar gider uzaklara…
Gün sayıp, gün beklerken tüketirsin yılları…
Uçarken koşamaz, olur,
Koşarken yürüyemez olursun gün gelir.
Yorgunluk, dinlenme zamanıdır.
Dünya dar gelirken bir zamanlar,
Şimdi küçücük bir mekandasın…
Sensizdir, sessizdir bundan sonra yollar,
Sensizdir caddeler sokaklar,
Hayatı, kapandığın hücrenden seyredersin.
Tek başına, tek dünyan pencerenden.
Ne plan kalır ne program.
Kaderin kollarına bırakırsın kendini,
Hissedersin kadere yenildiğini.
Gafil olup keşkelerin peşine düşmeyesin,
Yeniden dünyaya gelsen aynı kaderi yaşarsın.
Çünkü o sen, sen de osun…