ALS hastalığı beyin kaynaklı bir rahatsızlık olarak ortaya çıkıyor. Bu hastalığın bu kadar bilinmesini sağlayan, kendisi de bir ALS hastası olan Stephan Hawking oldu. Hawking bir taraftan bu hastalıkla uğraşırken bir taraftan da bilim dünyasına katkılarını sunmaya devam etti.
ALS kesin olarak tedavi edilmese de erken dönemde tespit edildiği takdirde ortaya çıkan semptomların etkisi hafifletilebiliyor. Bu hastalık sırasında motor nöron olarak adlandırılan hücreler, görevlerini yapamaz hale geliyor. İşlevsiz kalan hücreler, tek tek yok oluyor. Hücrelerin ölmesi sonucu hasta da ciddi sıkıntılarla boğuşmak zorunda kalıyor.
ALS’nin yol açtığı tahribat, hastanın günlük hayatını ciddi anlamda olumsuz etkiliyor. Hasta; konuşmakta, yürümekte ve yemek yemekte zorlanıyor. ALS konusunda yapılan çalışmalar, bilim insanları tarafından sürdürülüyor.
ALS’nin meydana gelmesinin nedenleri pek çok kişi tarafından merak ediliyor. Bu konuda da henüz net bir bulguya ulaşılmış değil. Ancak yapılan araştırmalar, hastalığın bozuk genlerden kaynaklanabileceğini gösteriyor. Öte yandan çeşitli ışınlar, kimyasallar ve enfeksiyonlardan kaynaklı olarak da hastalığın meydana gelebileceği düşünülüyor.
ALS hastalığında erken teşhis oldukça önemli kabul ediliyor. Hastalık erken dönemde teşhis edildiği takdirde olumsuz etkilerinden kurtulmak daha kolay oluyor. ALS’de en sık ortaya çıkan belirtiler arasında yürürken tökezlemek yer alıyor.
Eşyaları kaldırırken zorlanmak, konuşma bozuklukları, yutkunma problemleri de belirtiler arasında yer alıyor. Başın tutulmasında zorlanma, kramp ve sertlik gibi belirtiler de ALS’ye işaret ediyor.
ALS’nin tamamen tedavisi mümkün olmuyor. Ancak hastanın yaşam kalitesini iyileştirecek bazı çalışmalar yapılabiliyor. Tedavide Riluzole ve Edaravone adı verilen ilaçlar kullanılıyor. İlaçlar hastalığın derecesine göre bazen ilerlemede gerileme sağlıyor. Edaravone adı verilen ilacın çok ciddi yan etkileri olduğundan bahsediliyor.
ALS hastaları, hastalık ileri seviyeye ulaştığında ölüm tehlikesiyle de karşı karşıya kalıyor. İleri seviyede yaşam şansı 3 ila 5 yıl arasında görülüyor.