İnsanlığın en büyük iletişim problemi yüz yüze gelememektir. Bu tahammülsüzlükte taraflardan bir tanesinin hep bir çekingesi mevcuttur, bazen ikisinin de. Bir tarafın cesareti ile yüz yüze gelebilen taraflar aslında çok kolaylıkla çözülebilecektir...

İnsanlığın en büyük iletişim problemi yüz yüze gelememektir. Bu tahammülsüzlükte taraflardan bir tanesinin hep bir çekingesi mevcuttur, bazen ikisinin de.

Bir tarafın cesareti ile yüz yüze gelebilen taraflar aslında çok kolaylıkla çözülebilecektir anlaşmazlıkları. Maalesef ki zan, zarardan başka bir kültür meydana getirmez.

Yüz yüze kültürlerin geçersiz kılındığı toplumlar ancak zanla yaşarlar. Zansa hüsrandır.

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.” Hucurat 12

Ayete göre arkadan çekiştirilme neyle açıklanabilir. Eleştirel düşünebilme kabiliyetlerimizin geliştirilmesinin gerekliliğini düşünen ben, bu ayete nasıl bakmalıyım?

Sanırım ayetin dikkat çekici kelimeleri zan ve arkadan çekiştirme, olayı özetlemektedir. Yani yüz yüze gelin diyor ayet.

Kişilerin söylemedikleri ile veya onları hakirleştirici şekilde dedikodu hiçbir açıklama kabul etmezken kişiler arası kini arttırıcı bir söylem değil de doğru bakış açısı ile mantık eleştirisi yapılabilmeli. Eksen eleştirilmelidir. Öyle ki Bir dakika sonra eleştirdiğimiz kişi ile karşılaşabileceğimizi varsaymalıyız her zaman.

Bir dini ilim sahibinin tv programlarında dini anlatarak zenginleştiğine dair bir söylenti varsa bu durum mümkünse onunla canlı yayında delilleri ile konuşulmalı mümkün değilse kişilere takılmadan sistemin yani dinin ücret karşılığı anlatılmasının sakıncası (“sizden herhangi bir ücret istemeyenlere uyun ki onlar doğru yoldadır.” Yasin 21) işlenebilir genel anlamda.

“Büyük insanlar fikirlerle, orta insanlar olaylarla, küçük insanlar insanlarla uğraşır”

Evlilikte, trafikte, iş ve diğer sosyal alanlarda en gerekli işleyişte bu etki değil midir? Yüz yüze gelebilmek çok zor bir erdemdir.

Evli çiftlerin boşanmalarının altında yatan sebeplerin hemen hemen tamamında ikincil etkiler ve dönüştürme hastalığı vardır. Tüm problemler de muhatapların birbirlerine temizce kalplerini açabilmeleri ve yüz yüze gelebilmeleri ile çözülebilecektir.

Trafikte veya bütün sosyal ilişkilerimiz de böyle değil midir? Hepimizin ilk anda çok önyargılı olup zamanla sevdiğim insanlar olmuştur. Çünkü tanıdıkça kaybolur önyargılar. Trafikte çok aceleci birine öfkelinir herkes oysa belki sürücünün acil hastası veya problemi olabilir. Problemli bir öğrenciyi dinlerya bir öğretmen susar sonra çocuğun hayatı dağlar yüklü. Gittimi önyargılar.

Bu konuda şöyle bir deneyden de bahsedilir çok zıt fikirlerin keskin aktörlerini ıssız ve etkisiz olan bağımsız bir alanda yalnız kalmalarını sağlayınca belirli bir süre şu ortaya çıkacaktır. Kişiler aktif etkiler olmadan birbirleriyle kısa zamanda kaynaşacak ve tüm problemlerden arınmış bir şekilde birlikte yaşayabileceklerdir.

Devletin geleneksel halk literatüründe kökleri olan arabulucuğun resmi kurumunu kurması çok olumludur. Adalet bakanlığına bağlı Arabulucuk dairesi Her tür hukuki çakışmaların kolaylıkla çözümlenmesini destekleyen kurumdur. Tüm problemlerimizin geri dönülmez eylemlere dönüşmeden bu tür kurumlarda çözülmesini umit ediyorum.

İster face to face deyin ister ru ne ru veya vechen li vechen faketmez yüz yüze gelmeyi başarabilen toplumlar sorunlarını çözebilen toplumlardır.

Saygılarımla.