Nasıl ki uluslararası savaş kuralları varsa bizce savaşın toplumsal ve sosyal kuralları da olmalıdır.1949 Cenevre sözleşmesi gereği sağlık ekiplerinin,ambulansların, itfayenin,yaralıların ve hayatını kaybedenlerin güvence altına alınması...
Nasıl ki uluslararası savaş kuralları varsa bizce savaşın toplumsal ve sosyal kuralları da olmalıdır.1949 Cenevre sözleşmesi gereği sağlık ekiplerinin,ambulansların, itfayenin,yaralıların ve hayatını kaybedenlerin güvence altına alınması adına her türlü tedbir alınır ve bu unsurlara dokunulamaz.Ancak ne var ki son günlerde şahit olduğumuz gerçekler söz konusu unsurların bile güvence altın da olmadığını,her an tehlikeyle karşı karşıya olduklarını göstermektedir.Doktorlara ve ambulanslara yönelik yapılan saldırılar ise bunun en bariz örnekleri olarak görülmektedir.
Türkiye halklarının tek temennisi çatışma ortamının yerini kalıcı bir sulha bırakmasıdır.Ancak yaşanan süreç böyle bir barışın ve çatışmazlık ortamının tekrar sağlanmasını imkansız gibi göstermektedir.Çünkü mevcut bütün siyasi partiler dökülen kardeş kanından ve şehit tabutlarından siyasi rant elde etme peşindedirler.Öyle zannediyorum ki taraflarca söylenen barış nağmeleri oy devşirme amacı dışında da başka bir düşünceyi taşımamaktadır.
Analar ağlıyor,kadınlar dul kalıyor,bebekler baba şefkatinden bihaber yaşıyor.İnanın bana bu acılar hiç.. kimsenin umurun da bile değil.Hani bir söz vardır ya..”Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor” diye.Çevrenize sorun bakalım,üç gün önce hayatını kaybeden gençler kimdi,ya da şehit olan askerlerimizin,polislerimizin memleketleri neresiydi? Hatırlayan oldu mu sizce !
Bu analar hepimizin olmalı,akan gözyaşları hepimizin,dökülen kan kardeş kanı sayılmalı.İşte bizler bunu başarabildiğimiz an ülkemize huzur ve sulh gelecektir.Yoksa ölen gencin arkasından kına yakan ya da şehit tabutları çoğaldıkça halayın temposunu artıran bir toplum olduğumuz sürece asla ve asla bu ülkeye ne barış nede huzur gelmeyecektir.
Benim taraflar dan bir ricam olacak,öyle sanıyorum ki bu isteğim toplumun ortak isteğini de yansıtıyor olacaktır.Önümüz de kurban bayramı var,kardeşliğin,dostluğun ve saygının bayramı var.Küskünlerin barıştığı,düşmanların tokalaştığı bir gün.Hiç olmazsa mübarek bu günlerde silahları gömün ve halkın şeker tadın da bir bayram yaşamasına alan açın.Mübarek bu günler de anaların evlat acısı yaşamasına izin vermeyin,sebep olmayın.Ve hatta bu sulhu seçime kadar sürdürün.Gönül ister ki sonsuza dek silahlar gömülsün ama çok iyi biliyorum ki sömürgeci emperyaller buna izin vermeyeceklerdir.Bu yüzden sizlerden bayram süresince ve hatta seçime kadar kan kusan namlularınızı toprağa gömün isteğinde bulunuyoruz.