İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteklediği, İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) tarafından yürütülen “Dijital Şiddet: Gençler Arasında Siber Zorbalığı Önlemede Medyanın Sorumluluğu” projesi kapsamında Ankara’da önemli bir panel gerçekleştirildi. Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen programda, dijital şiddet, siber zorbalık ve medyanın toplumsal sorumluluğu tüm yönleriyle ele alındı.

Programa Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, TİMBİR Başkanvekili ve GİMER Başkanı Av. Cüneyd Altıparmak, TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Genel Sekreteri Prof. Dr. Zakir Avşar, çok sayıda akademisyen ile davetliler katıldı.

Panelde İpekyol Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve TİMBİR Bölge Başkanı Mustafa Arısüt konuşmacı olarak yer aldı.

Mustafa Arısüt 1

MUSTAFA ARISÜT: “BİR HABERİN SONUCU DA EN AZ DOĞRULUĞU KADAR ÖNEMLİDİR”

Panelde konuşan TİMBİR Bölge Başkanı ve İpekyol Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arısüt, dijital çağda haber etiğinin her zamankinden daha büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Yaklaşık 25 yıllık gazetecilik deneyiminden örnekler veren Arısüt, dijital ortamda yapılan hatalı haberlerin çok kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşabildiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün bir haber, bir insanın hayatını kurtarabileceği gibi, bir başka insanın hayatını da mahvedebilir. Eskiden yanlış bir haber yapıldığında düzeltme imkânı vardı. Ancak dijitalleşmeyle birlikte bir haber 10 dakika içinde milyonlara ulaşabiliyor ve düzeltme yapılsa bile asıl muhataplarına erişilemeyebiliyor. Bu durum dijitalleşmenin en büyük handikaplarından biridir.”

Mustafa Arısüt

“5N1K’NIN YANINA ÜÇ YENİ SORU EKLENMELİ”

Mustafa Arısüt, dijitalleşmeyle birlikte nefret söylemi ve linç kültürünün hızla yayıldığını ifade ederek gazetecilerin artık klasik habercilik anlayışının ötesinde düşünmesi gerektiğini söyledi.

Habercilikte yalnızca “5N1K” kuralının yeterli olmadığını belirten Arısüt, şu değerlendirmede bulundu: “Bir haber yaparken sadece 5N1K var mı yok mu sorusunun yanı sıra artık şu üç soru zorunlu hale geldi; Bu haber doğru mu? Bu haber topluma faydalı mı? Bir insanın hayatına zarar verebilir mi? Bir gazeteci yalnızca kalemiyle haber yazmaz, aynı zamanda toplumun vicdanını da yazar. Eğer o vicdan kaybolursa gazetecilik kalır ama güven kalmaz.”

Muhabir: Musa Orak