Şanlıurfa’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen yıkıcı depremler, İstegün ailesinin hayatını kökten değiştirdi. Haliliye ilçesi İpekyol Mahallesi’nde bulunan 6 katlı bir apartmanın ikinci katındaki evlerinde depreme yakalanan UMKE gönüllüsü Eyüp Sabri İstegün, eşi ve iki kızı Hayrunnisa ile Nevin, saatler süren zorlu bir mücadelenin ardından enkazdan sağ çıkarıldı.
Arama kurtarma ekiplerinin yoğun çalışmaları sonucu, depremden yaklaşık 10 saat sonra yaralı olarak kurtarılan aile, yaşadıkları o uzun saatleri hiç unutmadı. Ancak bu acı tecrübe, İstegün kardeşler için aynı zamanda hayatlarının en önemli kararına da zemin hazırladı.

Yaklaşık 20 yıldır UMKE gönüllüsü olarak görev yapan 56 yaşındaki Eyüp Sabri İstegün’ü kendilerine örnek alan kızları, enkazdan kurtulduktan sonra babalarının izinden gitmeye karar verdi. O gün yardım bekleyenler arasında olan Hayrunnisa ve Nevin, bugün yardım edenler arasında yer alıyor.
24 yaşındaki Hayrunnisa İstegün ile 28 yaşındaki Nevin İstegün, deprem sonrası AFAD gönüllü arama kurtarma ekibine katılarak eğitimlerini tamamladı. Yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak görev yapan kardeşler, afet ve acil durumlarda sahada aktif olarak çalışmalara destek veriyor.

“HER ŞEKİLDE İNSANLARA UMUT OLMAK İSTİYORUM”
Daha önce de ülke çapındaki olağanüstü durumlarda ellerinden gelen desteği sunmaya çalıştıklarını belirten Hayrunnisa İstegün, şöyle devam etti:
"O büyük afet sonrasında daha azimle yardımlar yapmaya çalışıyoruz çünkü biz o göçük altındayken bizim sesimizi duyan insanlar da gönüllülerdi. Sesimizi duyup biz çıkartılana kadar bizimle asla iletişimi kesmediler. Daha sonra maddi ve manevi ne kadar destek varsa bizim için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Şimdi ben de AFAD gönüllüsüyüm, her alanda, her şekilde insanlara umut olmak istiyorum. Gönüllüler var oldukça umutlar da her zaman vardır diye düşünüyorum."

“ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKIYOR”
Fen bilgisi öğretmeni Nevin İstegün, deprem sonrası afetlere ve arama kurtarma gönüllülüğüne bakış açısının değiştiğini aktardı.
Deprem sonrası hassasiyetinin artığını anlatan İstegün, daha fazla empati yapabilme imkanına kavuştuklarını dile getirdi.
Her afette insanlara dört elle sarılmak istediklerini belirten İstegün, şunları kaydetti: "Her afet çok acı, her afette yüreğimiz sızlıyor, insanlara dört elimizle sarılmak istiyoruz, bütün yaralarını sarmak istiyoruz. Afeti biz yaşayınca işin bu tarafından bakınca bizim için her şey çok daha değişti. Ateş düştüğü yeri yakıyor, ne yazık ki biz o duruma düşmeden tamamen o insanları anlayamıyoruz. Biz o duruma düştükten sonra biz de afetzede olduktan sonra olaylara bakış açım çok değişti. Biz bu afetleri yaşadıktan sonra hassasiyetimiz çok daha arttı.
Depremi yaşadıktan sonra işin bu tarafına geçince neler yaşandığını, insanların o an sadece maddi değil manevi desteğe de ihtiyaç duyduklarını, duygusal olarak anlaşılmaya ihtiyacı olduğunu gördük. Sadece bedenen enkaz altından değil zihnen enkaz altından çıkarılmaya ihtiyaç duyduklarını anladım. Biz de afeti derinden yaşayıp iyi bildiğimiz için hem sahalarda fiziki olarak hem duygusal olarak insanlara destek vermeye çalışıyoruz. Bu da vicdanen en azından bizi biraz daha fazla rahatlatıyor. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz."

“ALLAH BİR DAHA İNŞALLAH BENZER AFETİ YAŞATMAZ”
UMKE gönüllüsü baba Eyüp Sabri İstegün, daha önce Gölcük, Elazığ ve Van depremlerinde de görev yaptığını ancak 6 Şubat 2023 depremlerinde kendisinin de ailesiyle enkazda kaldığını hatırlattı.
Kızlarının arama kurtarma gönüllüsü olmasıyla gurur duyduğunu vurgulayan İstegün, şunları paylaştı:
"Artık evde afet gönüllüleri ordusu oluşturduk. Allah bir daha inşallah benzer afeti yaşatmaz. Ama gönüllü olarak sürekli ailecek her göreve gitmeye hazırız. Çocuklarımla gurur duyuyorum. Bu durum bana daha güçlü ayakta durmayı öğretiyor. Yani ben de çocuklarıma onu öğretiyorum, onu aşılamaya çalışıyorum. Yardıma, muhtaç insanlara yardım ulaştırmayı öğretiyorum. Çocuklarıma yardımlaşmayı iyi öğretebildiğim için gurur duyuyorum. Ben bir gün bu dünyadan göçsem de benim çocuklarım yine insanlara yardım etmeye devam edecek."




