Edinilen bilgilere göre Baran Koyun, Siverek T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan babası Ömer Koyun’u ziyaret etti. Ziyaretin ardından ailesiyle birlikte dönüş yoluna geçen Koyun’un bulunduğu minibüs, Diyarbakır girişinde plakası ve sürücüsü henüz belirlenemeyen bir aracın etkisiyle devrildi.
BARAN KOYUN HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
Kazada minibüs içerisinde bulunan Baran Koyun ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarılan Koyun, sağlık ekiplerine teslim edilerek hastaneye kaldırıldı.
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 18 yaşındaki Baran Koyun, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA GELDİ
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, yaptığı açıklamada cezaevi sevk politikalarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Baran Koyun’un gencecik yaşında aramızdan koparılması, sadece bir kaza değil, bu ülkenin cezalandırma sisteminin ağır bir sonucudur. Siverek yollarında yiten o canın acısı hepimizin yüreğini dağladı. Baran’a rahmet, ailesine sabır diliyorum.
Yıllardır bir cezalandırma yöntemine dönüşen, mahpusları ailelerinden yüzlerce kilometre uzağa sürgün eden bu ‘sürgün politikası’ daha kaç cana sebep olacak? Aileleri yollarda perişan eden, kazalara davetiye çıkaran bu adaletsiz düzen derhal değişmelidir. En temel insani hak olan sevk taleplerini reddetmek, aile bütünlüğünü ve insan onurunu hiçe saymaktır. Bu zulme artık son verilmelidir.”

GÜLİSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT DE AÇIKLAMA YAPTI
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise yaptığı açıklamada benzer ifadelere yer verdi: “Siverek Cezaevi görüşünden dönen Koyun ailesinin geçirdiği kazada 18 yaşındaki Baran Koyun’un yaşamını yitirmesi hepimizin yüreğini dağladı. Baran’a rahmet, ailesine sabır diliyorum. Tutsakların ailelerinden yüzlerce kilometre uzağa sürgün edilmesi yıllardır benzer acılara neden oluyor. Bu düzen değişmeli; mahpuslar ailelerine yakın cezaevlerinde tutulmalı ve sevk talepleri yerine getirilmelidir. Bir daha benzer acıların yaşanmaması için insan onurunu esas alan adımlar gecikmeden atılmalıdır.”




