Şanlıurfa Barosu, İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, yönetim kurulu üyeleri, önceki dönem baro başkanı ve Türkiye Barolar Birliği delegesi hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamada bulundu.
Şanlıurfa Barosu Başkanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, avukatların ve baroların insan hakları ihlallerini takip etme, raporlama ve kamuoyunu bilgilendirme görevlerinin hukuki sorumluluk kapsamında olduğunu belirtti.
“HAK İHLALLERİNİN TAKİP EDİLMESİ HUKUKİ BİR SORUMLULUKTUR”
Açıklamada, cezaevlerinde yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerine ilişkin hazırlanan raporlar, yapılan kamuoyu açıklamaları ve demokratik hak kullanımına yönelik etkinliklerin soruşturma gerekçesi yapılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Şanlıurfa Barosu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Savunma makamının temsilcileri olan avukatların ve baroların, temel hak ve özgürlüklere ilişkin ihlalleri takip etmesi, bunları raporlaştırması ve kamuoyunun dikkatine sunması hukuki bir sorumluluğun gereğidir. Baroların varlık sebebi yalnızca mesleki faaliyetlerin yürütülmesi değil; aynı zamanda hukukun üstünlüğünün, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının korunmasına katkı sunmaktır.”
“DEMOKRATİK TOPLUM DÜZENİ AÇISINDAN ENDİŞE VERİCİ”
Baro açıklamasında, insan hakları alanındaki çalışmaların ve kamu yararını ilgilendiren açıklamaların soruşturma konusu yapılmasının hukuk devleti ilkeleri bakımından ciddi kaygılara yol açtığını söyledi.
Baro açıklamasına şu şekilde devam etti: “Bu nedenle, insan hakları alanındaki çalışmaların, hak ihlallerine ilişkin tespitlerin ve kamu yararını ilgilendiren açıklamaların soruşturma konusu yapılması, demokratik toplum düzeni ve hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi bir endişe yaratmaktadır.”
“HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ DOĞRUDAN ETKİLENİYOR”
Savunma makamını oluşturan kurumlar ve avukatlar üzerindeki baskının yalnızca hukuk camiasını değil, vatandaşların temel haklarını da etkilediği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Savunma makamını oluşturan kurumların ve avukatların, kanundan kaynaklanan görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle baskı altına alınması; yalnızca ilgili meslektaşlarımızı değil, yurttaşların hak arama özgürlüğünü ve adalete erişim hakkını da doğrudan etkilemektedir. Savunmanın susturulduğu, eleştirel düşüncenin cezalandırıldığı bir ortamda hukukun üstünlüğünden ve adil yargılanmadan söz etmek mümkün değildir.”
Şanlıurfa Barosu, açıklamasının sonunda baroların ve avukatların insan haklarını savunma görevlerinin tartışma konusu yapılamayacağını söyleyerek, İzmir Barosu ve soruşturma kapsamındaki avukatlarla dayanışma içerisinde olduklarını bildirdi.
Açıklamada, “Şanlıurfa Barosu olarak; baroların ve avukatların insan haklarını savunma, hak ihlallerini izleme ve kamuoyunu bilgilendirme görevlerinin tartışma konusu yapılamayacağını bir kez daha vurguluyoruz. Hukuki faaliyetlerin kriminalize edilmesine yönelik uygulamaların karşısında olduğumuzu, İzmir Barosu ve soruşturmaya konu edilen meslektaşlarımızla dayanışma içerisinde bulunduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.” denildi.




