Türkiye’de azalan yağışlar ve doluluk oranı hızla düşen barajlar, su krizini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, kuraklık tehdidine karşı bulut tohumlama, yağmur hasadı ve deniz suyu arıtımı gibi yöntemlerin önemine dikkat çekiyor.
Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, Türkiye’nin artık hidrolojik kuraklık aşamasına geldiğini belirterek barajlardaki su seviyelerinin kritik düzeylere indiğini söyledi. Bu durumun tarımsal üretimi de ciddi biçimde etkileyebileceği aktarıldı.
“BULUT TOHUMLAMA TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL”
Prof. Şen’e göre bulut tohumlama, kuraklığa tamamen çözüm olmasa da doğru koşullarda uygulandığında yağış miktarını yüzde 30’a kadar artırabiliyor. Bu yöntemde, uçak veya dronlar aracılığıyla bulutlara “gümüş iyodür” parçacıkları enjekte ediliyor ve bulutların yağış bırakması sağlanıyor.
Şen, “Tohumlamadan yaklaşık 20 dakika sonra bulut yağış üretmeye başlar, etkisi ise ortalama bir saat sürer. Ancak rastgele yapılmaz, hedef alan doğru seçilmelidir. İstanbul’da örneğin Ömerli veya Terkos havzası gibi baraj bölgeleri tercih edilmelidir” dedi.

“YAĞMUR HASADI VE DAMLA SULAMA ŞART”
Şen, su yönetiminde yağmur hasadı ve tarımda damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. “Şehirlerde arıtılmış suyun yüzde 20’si daha vatandaşa ulaşmadan yolda kayboluyor. Kaçaklar engellenmeli, çatı sularının toplanması teşvik edilmeli. Tarımda da vahşi sulama bırakılmalı” ifadelerini kullandı.
EYLÜL YAĞIŞLARINDA BÜYÜK DÜŞÜŞ
Meteoroloji verilerine göre Türkiye genelinde Eylül ayında yağışlar ciddi oranda azaldı.
Marmara’da yağışlar geçen yıla göre yüzde 65 azaldı.
Ege’de yüzde 42, Akdeniz’de yüzde 58, İç Anadolu’da ise yüzde 51 düşüş yaşandı.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yağış artırım projeleri, su tasarrufu ve alternatif su kaynaklarının geliştirilmesi için hızlı adımlar atılması gerektiğini belirtiyor.
Kısacası, bulut tohumlama tek başına mucize değil, ancak doğru planlama ve su yönetimiyle birlikte Türkiye’nin kuraklıkla mücadelesinde önemli bir destek sağlayabilir.




