1884 yılında Şanlıurfa’da doğan Bedros Bedrosyan, Amerika’da kaleme aldığı hatıralarında Urfa’nın kuzeydoğusunda yer alan Germüş Köyü’nü ayrıntılı biçimde anlatmaktadır. Selahattin Güler tarafından tercüme edilerek paylaşılan bu hatıralar, dönemin bölgesel sosyal ve ekonomik yapısına dair önemli bilgiler sunmaktadır.

BÖLGENİN DİKKAT ÇEKEN YAPISI

Bedrosyan’ın anlatımına göre Urfa çevresi tarım ve koyun yetiştiriciliği açısından son derece elverişli bir coğrafyaya sahipti. Harran, Suruç ve Birecik çevresinde çok sayıda Kürt ve Arap köyü bulunurken, Germüş bu bölgedeki tek Ermeni köyü olarak öne çıkıyordu. Köyde yaklaşık bin ailenin yaşadığı ifade ediliyor.

Bedros Bedrosyan

GERMÜŞ’ÜN KONUMU VE SU KAYNAKLARI

Germüş Köyü’nün, Urfa’nın kuzeydoğusunda yer aldığı ve yürüyerek yaklaşık bir saatlik mesafede bulunduğu belirtiliyor. Köyde Medz Ag (Büyük Kaynak) ve Bezdig Ag (Küçük Kaynak) adlı iki önemli su kaynağı yer alıyordu. Ayrıca Aziz Kevork adı verilen bir derenin, köydeki değirmene güç sağladığı aktarılıyor.

TARIM VE KÖY EKONOMİSİ

Köy ekonomisinin büyük ölçüde bağcılık ve bahçeciliğe dayandığı belirtiliyor. Germüş’ün özellikle nar ve patlıcan üretimiyle tanındığı, elde edilen ürünlerin Urfa pazarında toptan satıldığı, bir bölümünün ise çevre köylerle takas edildiği ifade ediliyor. Yağ, yün, peynir, buğday, arpa, mercimek, nohut ve susam gibi ürünler değiş tokuş yoluyla el değiştiriyordu.

Eski Urfa 1

DİNİ VE EĞİTİM YAPILARI

Bedrosyan, Germüş’te kiliselerin, rahiplerin ve okulların bulunduğunu, köyün zamanla büyüyerek kasaba görünümü kazanmaya başladığını da hatıralarında aktarıyor.

Muhabir: Musa Orak