Kuş göç yollarının üzerinde, Akdeniz'in kıyısında saklı kalmış bir doğa cenneti: Yumurtalık Lagünü. Adını çoğunlukla "Yumurtalık Lagünü Milli Parkı" olarak duyduğumuz bu alan, hem barındırdığı canlı çeşitliliğiyle hem de yıllar süren bir statü tartışmasıyla dikkat çekiyor. "Yumurtalık Lagünü hangi şehirde yer alır, Milli Park mı yoksa Doğal Anıt mı?" sorularının yanıtı, göründüğünden biraz daha katmanlı.

YUMURTALIK LAGÜNÜ HANGİ ŞEHİRDE YER ALIR?

Yumurtalık Lagünü, Adana ilinde yer alır. Alanın büyük bölümü Yumurtalık ilçesi sınırları içindedir; güneybatıdaki küçük bir kısmı ise yine Adana'ya bağlı Karataş ilçesine uzanır. Coğrafi olarak Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin taşıdığı alüvyonların biriktiği delta üzerinde, Ceyhan Nehri'nin denize döküldüğü nokta ile Yumurtalık Körfezi arasında konumlanır. Yani lagün, Çukurova sulak alan sisteminin ayrılmaz bir parçası.

Alanın toplam büyüklüğü yaklaşık 16.430 hektar; Ramsar sulak alan sınırıyla birlikte bu rakam yaklaşık 19.853 hektara ulaşıyor.

YUMURTALIK LAGÜNÜ MİLLİ PARK MI, DOĞAL ANIT MI?

İşte en çok karıştırılan nokta burası. Kısa yanıt: Yumurtalık Lagünü bir Doğal Anıt değildir; güncel resmi statüsü itibarıyla Milli Park da değildir. Alanın bugünkü resmi statüsü Tabiatı Koruma Alanı'dır.

Haritalarda, seyahat sitelerinde ve hatta bazı tabelalarda hâlâ "Yumurtalık Lagünü Milli Parkı" ifadesiyle karşılaşmak mümkün. Ancak bu, alanın bir dönem gerçekten milli park statüsünde bulunmasından kaynaklanan bir alışkanlık. Danıştay'ın 2023 yılında verdiği kararla alan yeniden Tabiatı Koruma Alanı olarak tescil edildi. Dolayısıyla güncel ve doğru tanım "Yumurtalık Lagünü Tabiatı Koruma Alanı"dır.

Doğal Anıt (tabiat anıtı) ise genellikle anıt ağaç, ilginç jeolojik oluşum gibi tekil doğa varlıkları için kullanılan bir statüdür. Yumurtalık Lagünü ise geniş bir sulak alan ekosistemi olduğu için bu kapsama girmez.

STATÜSÜ NEDEN BU KADAR KARIŞTIRILIYOR?

Karışıklığın nedeni, alanın statüsünün yıllar içinde birkaç kez el değiştirmesi. Bu nedenle farklı tarihlerde hazırlanan içerikler, birbiriyle çelişen bilgiler barındırıyor. Bugün için geçerli olan tek bilgi ise net: alan, Tabiatı Koruma Alanı olarak korunuyor.

MİLLİ PARK'TAN TABİATI KORUMA ALANI'NA: STATÜ DEĞİŞİKLİĞİNİN HİKÂYESİ

Yumurtalık Lagünü'nün koruma serüveni oldukça hareketli geçti:

  • 1994: Alan, Tabiatı Koruma Alanı olarak ilan edildi.
  • 2005: 21 Temmuz'da, uluslararası öneme sahip sulak alan olarak Ramsar Alanı statüsü kazandı.
  • 2008: Bakanlar Kurulu kararıyla statüsü Tabiatı Koruma Alanı'ndan Milli Park'a dönüştürüldü.
  • 2009: Çevre örgütlerinin açtığı dava üzerine Danıştay, bu değişikliğin yürütmesini durdurdu.
  • 2016: Yargı süreci tamamlandı ve alan milli park statüsüne geçti.
  • 2023: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kararıyla milli park statüsü iptal edildi; alan yeniden Tabiatı Koruma Alanı olarak tescillendi.

Bu tartışmanın özünde ise koruma düzeyi yatıyor. Tabiatı Koruma Alanı statüsü, alana "mutlak koruma" getiriyor; yani kural olarak yalnızca bilimsel ve eğitim amaçlı kullanıma izin veriliyor, turistik tesis yapımının önü kapalı. Milli Park statüsünde ise rekreasyon ve turizm amaçlı yapılara kapı aralanabiliyor. Yargı, alanın koruma değerini yitirmediğini, dolayısıyla daha esnek bir statüye geçirilmesinin hukuka uygun olmadığını değerlendirdi. Sonuçta lagün, daha sıkı koruma sağlayan statüsüne geri döndü.

YUMURTALIK LAGÜNÜ'NÜN DOĞAL ÖZELLİKLERİ

Bu ısrarlı korumanın nedeni, alanın barındırdığı olağanüstü zenginlik. Tatlı ve tuzlu su bataklıkları, sazlıklar, geniş çorak ve çamur düzlükleri, ıslak çayırlar ve kumullardan oluşan lagün, karmaşık bir sulak alan sistemi sunuyor.

Alan, Halep çamının (Pinus halepensis) Türkiye'de doğal olarak orman oluşturduğu ender yerlerden biri olmasıyla da öne çıkıyor. Kuş çeşitliliği açısından ise âdeta bir cennet: flamingo, ak pelikan, toy, turna, turaç ve İzmir yalıçapkını gibi çok sayıda tür burada besleniyor, kışlıyor ya da göç sırasında konaklıyor. Özellikle kış aylarında lagünde binlerce flamingo ve turna toplanabiliyor.

Zenginlik yalnızca kuşlarla sınırlı değil. Nesli tehlike altındaki iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ile yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) bu kıyıları kullanıyor; su samuru, yaban keçisi ve çeşitli yarasa türleri de alanda yaşamını sürdürüyor.

YUMURTALIK LAGÜNÜ'NE NASIL GİDİLİR?

Alana ulaşım Adana üzerinden sağlanıyor. Adana–Karataş–Yumurtalık güzergâhı yaklaşık 70 kilometre, Adana–Ceyhan–Yumurtalık güzergâhı ise yaklaşık 90 kilometre. Yumurtalık ilçe merkezine ulaştıktan sonra lagün yönündeki yönlendirmeler takip edilerek alana varılabiliyor. Kuş gözlemi ve doğa yürüyüşü için en verimli dönemler ilkbahar ve sonbahar ayları.

Kaynak: Haber Merkezi