URFANATİK-Kurban Bayramı’nda artan et tüketimi ve değişen beslenme düzeni sindirim sorunlarından kilo artışına kadar birçok sağlık problemine yol açabiliyor. Diyetisyen Ece Ceren Oruç, bayram süresince artacak et ve tatlı tüketimine karşı önemli uyarılarda bulundu.
Kırmızı et, özellikle hayvansal protein kaynağı olarak demir, çinko, magnezyum açısından zengindir. Aynı zamanda B vitaminleri de içerir. Bununla birlikte doymuş yağ ve kolesterol oranı da yüksektir. Bu nedenle et tüketirken porsiyon kontrolüne dikkat edilmesinde fayda olacaktır.

Kurban Bayramı’nda et tüketimi büyük önem taşır. Kurban eti, kesildikten sonra en az 24 saat dinlendirilerek tüketilmelidir. Özellikle şişkinlik ve hazımsızlık problemi yaşayan bireylerin bu konuya daha fazla dikkat etmesi önerilmekte.
Ayrıca etin saklama koşulları da oldukça önemlidir. Eğer et buzdolabında muhafaza edilecekse -2 derecede bir iki hafta, derin dondurucuda muhafaza edilecekse -18 derecede daha uzun süre saklanabilir.

Diyetisyen Ece Ceren Oruç, kırmızı et tüketiminin yanı sıra sebze yemeği veya salata tüketilmesini tercih edilmesi konusunda tavsiyelerde bulundu. Oruç, özellikle etin yanında çilekli salata, elmalı salata, ananaslı salata gibi seçeneklerin ilk tercihler arasında yer alabileceğini, ayrıca herhangi bir sebze yemeğinin de hazırlanabileceğini belirtti.

“ET TÜKETİRKEN PORSİYON KONTROLÜNE DİKKAT ETMELİYİZ”
Kurban Bayramı öncesi beslenmeden bahseden Diyetisyen Ece Ceran Oruç,
“ Kurban Bayramı denilince akla ilk gelen besin et oluyor tabi eti tüketirken nelere dikkat edeceğiz? Bunlardan bahsedeceğim. Kırmızı et özellikle hayvansal protein kaynağımız, demir, çinkom, magnezyum içeriği yüksek, aynı zamanda B vitamini de barındırmaktadır. Bunlara ilaveten doymuş yağ ve kolesterol içeriği de yüksektir. Bu sebepten ötürü eti tüketirken porsiyon kontrolüne dikkat etmemizde yarar vardır” dedi.
“ETİ 24 SAAT BEKLETMEK GEREK”
Eti 24 saat bekletildikten sonra tüketilmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Ece Ceran Oruç,
“Eti hemen pişirirsek eğer, hem ette sertlik hem de sindirimde zorluk yaşarız. Bu sebepten ötürü eti 24 saat bekleterek tüketmemiz büyük önem arz ediyor. Şişkinlik ve hazımsızlık problemi çeken bireyler özellikle bu kritere dikkat ederlerse iyi olur. Eti muhafaza ederken büyük parçalar halinde değil küçük parçalar halinde muhafaza etmeliyiz.
Özellikle buzdolabı poşetlerine koyarak ya buzdolabının buzluk kısmında ya da derin donucuda da muhafaza etmeliyiz. Buzdolabında muhafaza edilecekse eğer -2 derecede bir iki haftada eğer derin donucuda da muhafaza edilecekse -18 derecede daha uzun bir süre muhafaza edilebilir” diye konuştu.
“PİŞİRME YÖNTEMLERİ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR”
Pişirirken özellikle haşlama, fırında veya ızgara yöntemlerinin tercih etmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Ece Ceran Oruç,
“Kavurma ve kızartma işlemlerinden uzak durmalıyız, mangal yapmak isteyen bireyler de çok oluyor. Özellikle kömürleştirmemek adına daha düzgün bir şekilde pişirmeye özen göstermeliyiz. Kömürleştirilecekse eğer B vitamini, B1 vitamini ve folik asit kayıplarına sebebiyet verecektir. Bu yüzden pişirme yöntemleri bizim için büyük önem arz ediyor. Dediğimiz gibi haşlama, fırında ve ızgara yöntemleri tercihlerimiz arasında yer almalıdır” sözlerini sarf etti.
“SEBZE YEMEĞİ VEYA SALATA TERCİH ETMELİYİZ”
Diyetisyen Ece Ceran Oruç etin yanında ilaveten tüketilmesi gereken yiyecekleri şu sözlerle ifade etti:
“Eti tüketirken özellikle yanında sebze yemeği veya salata yemeği tercih etmeliyiz. Sebze yemeği veya salata yemekleri neden tercih etmeliyiz? dersek eğer etin içeriğinde demir bulunuyor ve demir içeriğini arttırmak adına C vitamini içeriği yüksek olan besinler yemeliyiz. Bunlar neler dersek eğer bu özellikle meyvelerde ve sebzelerde bulunuyor.
Özellikle etin yanına çilekli salata, elmalı salata, ananaslı salata tercihlerimiz arasında yer alabilir ya da herhangi bir sebze yemeği yapabilirsiniz bu noktada. Bu da güzel bir tercih olacaktır bu şekilde yaparsak eğer demir özellikle C vitamini ile beraber artış sağlamaktadır. Muhakkak tercihlerimizin arasında yer almalıdır. Bunları tercih etmek istemeyen bireyler meyve suyu da tercih edebilirler daha iyi emilimi arttıracaktır” ifadelerine yer verdi.
“GÜNDE 2-2.5 LİTREYE YAKIN SU TÜKETİLMELİ”
Diyetisyen Ece Ceran Oruç: Kurban Bayramında özellikle fazla protein ağırlıklı beslenmelere de değinerek şu ifadelere yer verdi:
“Kurban Bayramı'nda özellikle fazla protein ağırlıklı beslenmekten dolayı böbreklerimize fazla yük binmemesi adına özellikle vücuttaki toksin maddeleri atmamız adına günde 2-2.5 litreye yakın su tüketimimiz olmalıdır. Özellikle su tüketmeyi sevmeyen bireyler sularının içine nar parçaları, limon veya nane parçalarıyla da zenginleştirebilirler bir anda. Bunlara ilaveten normal sularımızı evet içiyoruz ama hazımsızlık ve şişkinlik problemlerinde önüne geçmek için bitki çaylarıyla destekleyebilirler.
Ne gibi çaylar olur derseniz eğer rezine çayı, ada çayı ya da ıhlamur çayları tercihleri arasında yer alabilir. Özellikle şişkinlik ve hazımsızlık problemi çeken bireyler eğer bu bayramı birazcık daha formda ve zinde kalmak isteyen bireyler ise daha çok yeşil çay, mate çayı, beyaz çay, olong çayları da tercihleri arasında yer alabilir hem metabolizmayı hızlandıracak hem de sindirim sistemini de kolaylaştıracak” dedi.
“SÜTLÜ VEYA MEYVE TATLILARINI TERCİH EDİLMELİ”
Diyetisyen Ece Ceran Oruç,
Bayramda özellikle tatlı tüketmek isteyen bireyler şerbetli tatlı yerine sütlü veya meyve tatlılarını tercih edebilirler. Bayramı hem daha sağlıklı bir şekilde geçirmiş olurlar. Son olarak söyleyeceğimiz nokta bayramda özellikle porsiyon kontrolüne dikkat etmeleri su tüketimini arttırmaları ve fiziksel aktiviteyi yapmalarını istiyoruz herkese keyifli, huzurlu dolu bir bayram diliyorum