Geçtiğimiz aylarda Lübnan, Ürdün, Suriye ve Irak’la birlikte DEAŞ’a karşı ilk çok uluslu iş birliği yapısını oluşturan Türkiye, örgütün elindeki kampların boşaltılması ve terör unsurlarının tasfiyesi için sahada yoğun mesai yürütüyor.
Bu çerçevede Ankara, “Terörsüz Türkiye” adımıyla eş zamanlı olarak PKK/PYD kontrolündeki kamplarda tutulan Türk vatandaşlarıyla ilgili özel bir çalışma başlattı. DEAŞ içinde yer alan ya da örgütle bağlantılı Türk pasaportlu kişilere ilişkin kapsamlı analizler tamamlandı; şimdi süreç tahliye ve nakil aşamasına geçmiş durumda.
Suriye sahasında uzun süredir araştırmalar yapan uzman Fuad Durmuş, PKK/PYD’nin DEAŞ’ı bölgedeki varlığını sürdürmek için stratejik bir araç olarak gördüğüne dikkat çekti. Durmuş’a göre Türkiye, örgütün bu “DEAŞ kartını” boşa çıkarmak için hem sahada hem uluslararası platformlarda mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor.

“İSRAİL’DE ENDİŞE YARATIYOR”
Durmuş’a göre DEAŞ’ın Suriye’den tamamen çekilmesi en çok İsrail’de endişeye neden oluyor. Tel Aviv’in son açıklamalarına dikkat çeken Durmuş, “İsrail, Golan–Dera–Şam hattında DEAŞ varlığından söz ederek buna Husiler ve İslami Cihadı da ekledi. Aynı bölgede bu örgütlerin eş zamanlı var olduğunu iddia etmek gerçekçilikten uzak. Bu açıklamaların amacı, yeni işgaller için zemin oluşturma çabasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ise bugüne kadar PYD/SDG yapılanmasına yönelik tutumu nedeniyle bölgede doğrudan bir çalışma yürütmemişti. Ancak “Terörsüz Türkiye” süreciyle birlikte sahaya inen Türk makamları, PKK/PYD’nin elindeki cezaevi ve kamplarda kapsamlı bir inceleme yaptı. Yaklaşık 600 Türk vatandaşı bulunduğu tespit edilen bu merkezlerdeki aileler Türkiye’de bilgilendirildi.
“TAHLİYE SÜRECİNDE İZLENECEK YOL”
Ankara, tahliyelerin kısa süre içinde başlayacağını duyurdu. Yaklaşık 10 yıldır bölgede tutulan kadın ve çocuklara sosyal uyum programlarının uygulanacağı, örgüt mensubu olarak değerlendirilen kişilerin ise Türkiye’ye getirildikten sonra Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre yargılanacağı ifade edildi.




