Kültürel zenginliği ve köklü geçmişiyle dikkat çeken Şanlıurfa’da, anonim halk edebiyatı geleneği tüm canlılığıyla varlığını sürdürüyor. Yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılan sözlü kültür ürünleri, kentin sosyal yapısını, yaşam biçimini ve halkın dünyaya bakışını yansıtan önemli değerler arasında yer alıyor.
SÖZLÜ KÜLTÜRÜN KALBİ URFA’DA ATIYOR
Belirli bir yörede, farklı zamanlarda yaşanan olaylar karşısında halkın duygu, düşünce ve tecrübelerini yansıtan anonim halk edebiyatı Şanlıurfa’da adeta hayatın bir parçası haline gelmiş durumda. Maniler, hoyratlar, türküler, bilmeceler, deyimler ve atasözleri gibi pek çok sözlü ürün, günlük yaşamda hala aktif olarak kullanılıyor.
İŞTE ŞANLIURFA ATASÖZLERİ
Ac acdan evlenmiş, çılpaḫ çılpaḫ yavruları olmış: Maddi durumu iyi olmayan çiftler evlendiklerinde hem çocuklarını zor şartlar altında büyütürler hem de çocuklar mahrumiyetler içinde büyür.
Ac aman bilmez, uşaḫ zaman: Ne aç insan ne de çocuk yok demeye ve bekletmeye gelemez.
Ac olan yir daşı, zannéder kemminli kéşkek aşı: Aç olan kişi önüne ne konsa yer, yemek kötü de olsa onu lezzetli olarak algılar.
Ac it fırını yıḫar: Aç insan karnını doyurmak için her yola başvurur.
Acı işletme, toḫı tepretme: Bir insan bir işi yapmaya niyetli değilse onun açlığı veya tokluğu bahane etmesi doğaldır, boşuna zorlama, onu tedirgin etme. Ona iş buyurmaktansa o işi ya kendin yap ya başı yumuşak birine yaptır.
Acı ḳavunı sem çalmaz: Bir olaydan yeteri kadar zarar gören kişi aynı olayın tekrarlanması halinde göreceği başka bir zarar yoktur. Ona gelecek zarar zaten gelmiştir.
Acın amanı yoḫtır, çocığın zamanı yoḫtır: ne aç insan ne de çocuksa yok demekten ve bekletilmekten hoşlanmaz.
Acın ḳarnı doyar, gözi doymaz: aç insan aç gözlü olur ve çok şey ister ama ne kadar istese de ancak midesinin alabildiği kadar yemek yiyebilir.
Acın üstine doḳḳız yorğan örtmişler gene yatamamış: Aç insanın şartları ne olursa olsun uyuması olanaksızdır. O, uykuya, konfora, rahata değil; yemeğe muhtaçtır.
Açıḫ sırfa buyrın istemez: Sofra açılmışsa orada bulunanları sofraya çağırmak gerekmez, herkesin o sofrada hakkı vardır; alınganlık yapmak yersizdir.
Adam adamdır, olmazsa da pulı; éşşek éşşektir olmazsa da çulı: Çulsuz eşeğe nasıl yine eşek diyorsak parasız insan da insandır. Para insanı adam yapmaz, değiştirmez.
Adam var, adamın şéytanı; adam var, adamın reḥmanı: Kötü arkadaş insanı yoldan çıkarır, iyi arkadaş arkadaşının rehberi, koruyucusu olur.
Adamı ğem yıḫar: İnsan üzüle üzüle yıpranır ve yıkılır.
Adamın çektığı dili belasıdır: İnsanın en büyük düşmanı dilidir. Yerinde ve zamanında söylemediğimiz her söz başımıza hesapta olmayan belalar açar.
Adamın sölemezinden, suyın aḫmazından ḳorḫ: Uzun süre akmayan su birden patlayabilir, uzun süre düşünerek sususan bir kişinin konuşmasından da kork; her an taşı gediğine koyabilir.
Ağ gün ağardır, ḳara gün ḳaraldır: Mutlu insan kolay kolay çökmez; mutsuz ve sıkıntılı insan çabuk çöker.
Ağa borç éder, azap ḫerç éder: Ağa parası olmasa bile ağalığına leke getirmemek için borç para bulmak zorundadır ama o parayı harcayan erkek hizmetçi bunun farkında değildir.
Ağaç ne ḳeder uzansa başı göge yétişmez: Bir insan konum olarak ne kadar yükselirse yükselsin, buna mağrur olmamalıdır; unutmayalım ki yükseğin de yükseği vardır.
Ağalıḫ vérmaḫnan olır: Gerçek ağa, durumu elvermese de cömert olmak ve sofrasını, odasını her zaman açık tutmak zorundadır.
Ağaca baḫan géçinin dama çıḫan oğlağı olır: Genetik özellikler anadan, babadan çocuğa artarak geçer.
Ağaca dayanma ḳurır, insana dayanma ölir: Allah’a dayan, dünya ve nimetleri geçicidir.
Ağacı ḳurt yir, adamı dert yir: Bir kurtçuk ağacın gövdesini içten içe nasıl yerse insanı da dertler yıpratır.
Ağırlıḫ altın ḳala, ḫefiflıḫ başa bela: İnsan ağırbaşlı olmalıdır, hafif meşrep olanlar mutlaka başlarına birtakım belalar açarlar.
Ağır ol batman dögesen: Ağırbaşlı olmak gerekir, hafifmeşrep kişiler herkes tarafından dedikoduya maruz bırakılarak kirletilir.
Ağız yidığını, arḫa géydığını arar: İnsan alışkanlıklarıyla yaşar.
Ağlarsa anam ağlar, ḳeyrisi yalan ağlar: Senin için ağladığını sandığın insanlara aldanma, senin için yüreği yanarak gerçekten ağlayan anandır.
Ağlıyanın malı gülene ḫér étmez: Bir insanın malını gasp ederek onu ağlatırsan o maldan hayır görmezsin.
‘Aḳıllı müşavere edene ḳeder deli oğlını everir: Düşünmek danışmak iyidir ama girişimlerimizde gecikmelere neden olabilir.