Şanlıurfa’nın klasik bir tabiri var “Kanayan yaramız tanıtım”
“Evet evet tanıtım”
“Her şeyimiz var. Her şeyin en iyisi bizde ama tanıtım yapamıyoruz”
Bunu söyleyen kim?
Tabi ki biz.
Oturup kalkıp “Urfa’da gidilecek yer yok “ diyen kim? Yine biz.
Şimdi her yerde “Urfa’da gidecek yer yok” diye söylenenlere soruyorum:
Göbeklitepe’yi gördünüz mü?
Göbeklitepe’de günbatımını izlediniz mi?
Urfa Kalesi’nde gün doğumunu izlediniz mi?
Aynzeliha’da sandala bindiniz mi?
Hz. İbrahim’in Doğduğu Makamda ellerinizi semaya kaldırdınız mı?
Gümrük Hanı’nda kahvenizi yudumladınız mı?
Hüseyniye çarşılarını gezdiniz mi?
Ellisekiz Meydanını, fırfırlı Camiyi, Reji Klisesini, Ulucami’yi, Eyüp Peygamber makamını gezdiniz mi?
Mutfak Müzesi, İbrahim Tatlıses Müzesi, Müslüm Gürses Müzesi, Kurtuluş Müzesi’ni,
Onikileri, duvardaki kurşun izlerini gördünüz mü?
Mozaik Müzesini gezdiniz mi? Truva Savaşı’nın kahramanlarından Aşil’i, Savaşçı Amazon Kraliçesi Melanipe’yi gördünüz mü?
Nemrut’un tahtını gördünüz mü?
Osmanlı Mahallesinde, Karaköprü’de, tek tek dağlarında mesire alanına gittiniz mi?
Şuayb Şehrine gittiniz mi?
Bazda Mağaralarını gördünüz mü?
Harran’da kümbet Evleri, Tarihi Kaleyi, Dünya’nın İlk Üniversitesini gördünüz mü?
Birecik’te balık yediniz mi? Kelaynakları gördünüz mü? Akşam ışıklarında Birecik Kalesinin fotoğrafını çektiniz mi?
Halfeti’ye saklı Cennet, sakin şehre gittiniz mi? Sandal keyfi, su sporlarını yaptınız mı? Karagül’ü kokladınız mı?
Siverek’e gittiniz mi? Ulucamiyi, tarihi kaleyi, Hacı pınar çeşmesini gördünüz mü? Takoran Vadisinde fotoğraf çektiniz mi?
Karacadağ’da kayak yaptınız mı? Göçerlerin yoğurduna ekmek bandınız mı?
Ceylanpınar’da ceylanları, 40 kilometrelik sağı solu ağaçlı masalsı yoldan geçtiniz mi?
Viranşehir Yolundaki Kızlar Sarayını gezdiniz mi?
Hilvan’da Harami burç’u gezdiniz mi?
Akçakale Ayn El Arus’u gördünüz mü?
Saydıklarımdan beş tanesine bile gitmemişseniz lütfen “Urfa’da gidilecek yer yok” demeyin.
Şanlıurfa’da gidilecek o kadar çok yer, yapılacak o kadar çok şey var ki yeter ki siz görmek isteyin. Tanıtımın ilk ayağı bizde başlıyor. Biz kendi şehrimizin tarihi, turistik ve ören yerlerini bilmedikten sonra başkasından bilmesini gezmesini nasıl isteyebiliriz ki…