Ülke Gündemi

Abone Ol

Zarafetin adına kendi üzerine düşeni yapmayanların insanlıktan söz etmeye haklarının olmadığını belirterek bu haftaki yazıma başlıyorum.

Ülkede siyaset her zamanki gibi ama doğru gitmeyen şeylerde artık gün yüzüne çıkmaya başladı. Demek ki bazı şeyler artık halı altına süpürülemiyor. Örneğin spordaki şike olayı. Hani spor dostluk, barış ve kardeşlikti. Demek ki dostluk, barış ve kardeşliğin temelini patlatmışız da haberimiz yokmuş. Peki ne için emek verenlerin alın terleri hiçe saymışız. Para için Bu lanet olası para için bu kadar alçalmaya değer mi? Demek ki değiyormuş bazıları için. Umarım ört pas edilmez ve failleri gereken cezayı alır.

Yine Bir avukat Sevdagül TUNCER’in bir önerisi karşıma çıktı. Avukatımız diyor ki; Bir kanun teklifi yapıp milletvekili maaşları öğretmen maaşına eşit olsun. Ve bu seçilmişlerin yedi göbek sülalesi de dahil hiç bir ihaleye girmesin desek bugün siyasettekilerin yüzde doksanı aday bile olmaz. Ki bu yüzde doksan iyimser bir sayı bile olabilir.

Bir başka Ak Parti milletvekili ülkedeki üç şerit yollara 50 km hız sınırı konulup radar tarlasına dönüştürülmesi can kaybını önleme amacıyla açıklanamaz. Devlet vatandaşına tuzak kurmaz diyor.

Bir başka bilirkişi diyor ki bizim ekonomimiz zamlara vergilere ve trafik cezalarına dayanıyor. Yukarıdaki üç örnekten yola çıkarak gerçekten durumumuz buysa vay halimize.

Bu durumda şu aklımıza geliyor. Yıllardır sisteme gönüllü yem olanların oltaya geldiklerini biliyorsak, bu ülkede adalet ve otorite herkesin istediği bir şey değil o zaman. Umarım böyle değildir. Bunu da en iyi açıklayacak ve yerine getirebilecek kurumlar, devlet kurumları ve yerel yönetimlerdir.

Sonuç olarak kamu vicdanının rahatlaması için bugünden tezi yok bir dakika bile beklemeden

Adaleti heykel olmaktan

Kağıt üzerinde yazı olmaktan,

Birilerinden yana olmaktan olmaktan kurtarmalıyız ki gelecek daha güvenli olsun. Diyor, saygılar sunuyorum