Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Sırrın Mahallesi’nde yürütülen kapsamlı saha araştırması, kadınların gündelik yaşamında karşılaştığı çok katmanlı eşitsizlikleri çarpıcı verilerle ortaya koydu.

“Kadınların Adalete ve Psiko-sosyal Destek Mekanizmalarına Erişimi İçin Güçlendirme Projesi” kapsamında hazırlanan rapor, bölgede yaşayan kadınların ekonomik bağımlılık, düşük eğitim düzeyi, şiddet ve sosyal destekten yoksunluk sarmalı içinde yaşamlarını sürdürdüğünü gözler önüne serdi.

Araştırma, 2025 yılının Kasım ayında Sırrın Mahallesi’nde yaşayan 200 kadınla yüz yüze yapılan anketler yoluyla gerçekleştirildi. Betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilen veriler; toplumsal cinsiyet, yoksulluk, şiddet, hukuki haklar ve psiko-sosyal destek başlıkları altında ele alındı.

Kadına Şiddet (2)

KADINLARIN YAŞAM DENEYİMİ NASIL ŞEKİLLENİYOR?

Araştırmaya katılan kadınların büyük çoğunluğunu 16–40 yaş aralığındaki bireyler oluştururken, katılımcıların yüzde 86’sının evli olduğu tespit edildi. Bu tablo, kadınların yaşam deneyimlerinin ağırlıklı olarak evlilik, çocuk bakımı ve hane içi sorumluluklar üzerinden şekillendiğini ortaya koydu. Evliliklerin önemli bir kısmının görücü usulü ya da akraba evliliği yoluyla gerçekleşmesi ise kadınların evlilik kararlarında sınırlı söz hakkına sahip olduğuna işaret etti.

EĞİTİMDEN ERKEN KOPUŞ

Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de düşük eğitim düzeyi oldu. Okur-yazar olmayan ya da yalnızca temel eğitim almış kadın oranının yüksek olduğu mahallede, her dört kadından birinin 18 yaşından önce evlendirildiği belirlendi. Eğitimden erken kopuşun, kadınların hukuki haklarını bilme ve adalet mekanizmalarına başvurma kapasitelerini ciddi biçimde sınırladığı vurgulandı.

ÇALIŞMA HAYATINDA YOKLAR

Araştırmaya göre kadınların yüzde 70’inden fazlası çalışma yaşamına katılamıyor. Katılımcıların yüzde 80’inin kendi adına düzenli bir geliri bulunmuyor. Kadınların eşlerinden düzenli maddi destek alamaması, hane içi ekonomik kaynaklara erişimin de kısıtlı olduğunu gösteriyor. Raporda, bu ekonomik bağımlılığın şiddet karşısında kadınların başvuru mekanizmalarına yönelmesini zorlaştıran temel faktörlerden biri olduğu vurgulanıyor.

EVİN BÜTÜN YÜKÜ KADINLARIN OMUZUNDA

Sırrın Mahallesi’nde kadınların neredeyse tamamı ev içi temizlik işlerini üstlenirken, çocuk, yaşlı ve hasta bakımı da büyük ölçüde kadınların sorumluluğunda. Ücretsiz ve görünmez olan bu bakım emeği, kadınların kamusal alana ve ücretli istihdama katılımının önündeki en önemli engellerden biri olarak öne çıktı.

Miras-1

MİRAS HAKKI KÂĞIT ÜZERİNDE KALIYOR

Araştırma, kadınların yüzde 58,5’inin miras hakkından yararlanamadığını da ortaya koydu. Miras paylaşımının çoğu zaman Medeni Kanun’a göre değil, aile içi kararlar ve geleneksel normlar doğrultusunda yapıldığı belirtilirken, kadınların hukuki haklarının fiilen aile onayına sıkıştığına dikkat çekildi.

HER ÜÇ KADINDAN BİRİ ŞİDDETLE KARŞI KARŞIYA

Rapora göre kadınların yüzde 39’u yaşamlarının bir döneminde şiddete maruz kaldığını ifade etti. Şiddetin çoğunlukla eş tarafından uygulandığı, psikolojik, ekonomik ve fiziksel boyutların iç içe geçtiği belirtildi. Uzun süreli şiddet deneyimi ve dile getirme konusundaki çekinceler, kadınların adalete ve destek mekanizmalarına erişimini daha da zor hale getiriyor.

PSİKO-SOSYAL YALNIZLIK DERİNLEŞİYOR

Araştırmada, kadınların yüzde 28’inin kendini kötü hissettiğinde konuşacak kimse bulamadığını belirtmesi dikkat çekti. Psikolojik destek ihtiyacının yaygın olmasına rağmen, bu hizmetlere erişimin son derece sınırlı olduğu vurgulandı.

Kadına Şiddet (3)

YEREL YÖNETİMLERE ÇAĞRI

Raporun sonuç bölümünde, Sırrın Mahallesi’nde yaşayan kadınların yaşamlarının ekonomik bağımlılık, yoğun bakım emeği, düşük eğitim, sınırlı hukuki farkındalık, psiko-sosyal yalnızlık ve şiddet ekseninde şekillendiği ifade edildi. Araştırmacılar, bu tablo karşısında yerel yönetimler ve ilgili kurumlar için bir dizi öneri sundu.

Öneriler arasında; kadınların karar alma mekanizmalarına etkin katılımının sağlanması, mahalle ölçeğinde kadın danışma alanlarının açılması, ücretsiz kreş ve bakım evlerinin kurulması, kadınların güvenle kullanabileceği kamusal alanların düzenlenmesi ve gençler için kültür merkezleri ile kütüphanelerin oluşturulması yer aldı.

Hazırlanan saha raporu, Sırrın Mahallesi özelinde ortaya çıkan tabloyla, kadınların adalete ve psiko-sosyal destek mekanizmalarına erişiminin güçlendirilmesinin acil ve yapısal bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: haber merkezi