İlkbahar yağışlarının ardından toprak altında yetişen ve halk arasında keme olarak bilinen domalan mantarı, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu’da yeniden gün yüzüne çıkmaya başladı. Özellikle Şanlıurfa, Gaziantep ve Konya çevresinde yoğun olarak görülen bu doğal ürün, hem lezzeti hem de yüksek besin değeri nedeniyle bölge halkının gözdesi olmaya devam ediyor.
TOPRAĞIN ALTINDA SAKLI BİR LEZZET
Bilimsel olarak trüf mantarına benzerliğiyle dikkat çeken domalan, genellikle kumlu ve bozkır alanlarda, toprak yüzeyinin yaklaşık 5 ila 10 santimetre altında yetişiyor. Meşe, çam, geven ve kenger bitkilerinin köklerine yakın bölgelerde gelişen bu mantar türü, doğada kendiliğinden yetişmesi ve sınırlı bir süre bulunabilmesi nedeniyle oldukça kıymetli kabul ediliyor.
Patatesi andıran yuvarlak yapısı, soluk kahverengi ya da yer yer kırmızımsı dış yüzeyiyle dikkat çeken domalanın iç kısmı açık tonlarda ve yoğun dokulu oluyor. Toprak altında yetişmesi nedeniyle özel yöntemlerle ve tecrübeyle toplanan mantar, özellikle yağışlı dönemlerin ardından daha fazla görülüyor.

MART VE NİSAN AYLARINDA YOĞUN TALEP GÖRÜYOR
Her yıl Mart ve Nisan aylarında doğada ortaya çıkan domalan mantarı, kısa süren sezonu nedeniyle sınırlı miktarda toplanabiliyor. Şanlıurfa’da kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlar, sabahın erken saatlerinde arazide yaptıkları aramalarla domalan toplamaya çalışıyor. Deneyimli kişiler, toprağın yüzeyindeki hafif kabarmalar ve çatlaklardan mantarın yerini tespit edebiliyor.
SOFRALARIN VAZGEÇİLMEZ LEZZETİ
Toplanan domalan mantarı, özellikle yöresel mutfakta farklı şekillerde değerlendiriliyor. En yaygın tüketim biçimi kavurma olan keme, aynı zamanda yumurtalı yemeklerde ve etli tariflerde de kullanılıyor. Kendine özgü aromasıyla dikkat çeken bu mantar türü, sade pişirildiğinde bile yoğun bir lezzet sunuyor.
Protein bakımından zengin olduğu bilinen domalan mantarı, besleyici özelliğiyle de öne çıkıyor. Halk arasında omuriliği güçlendirdiği ve kolesterolü dengelediği yönünde yaygın inanışlar bulunuyor.


