Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Tıleyli Mahallesi (eski köy), yıllardır anlatılan gizemli hikayeleriyle bölgenin en dikkat çeken yerleşim yerlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta bulunan Tıleyli, geçmişte nüfusunun az olması ve çevredeki yerleşim yerlerine uzak konumuyla özellikle geceleri insanların geçmekten çekindiği köylerden biri olarak biliniyordu.
Yıllardır bölge halkı arasında anlatılan efsaneler, köyün ününü nesilden nesile taşırken, yaşlıların büyük bölümü geceleri yaşandığını iddia ettikleri sıra dışı olayları bugün bile hatırlıyor.
GECE YARISI BAŞLAYAN YOLCULUK
Anlatılan rivayetlerden birine göre, Tıleyli’ye yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Balkatan köyünde yaşayan İsmail isimli bir vatandaş, bir gece dostunu ziyaret etmek için Tıleyli’ye gider. Sohbet uzayınca gece yarısını geçer. İsmail, ev sahibinden izin alarak atına biner ve köyünden ayrılır.
İlk başlarda atını dörtnala süren İsmail, köy gözden kaybolduktan kısa süre sonra hayvanın aniden yavaşladığını fark eder. Atını hızlandırmak için defalarca kırbaçlasa da hayvan tüm gücüyle koşmaya çalışmasına rağmen adeta görünmez bir güç tarafından geriye çekilmektedir.
ATIN KUYRUĞUNA YAPIŞAN GİZEMLİ KEDİ
Yaşananlara anlam veremeyen İsmail, arkasına döndüğünde hayatı boyunca unutamayacağı bir manzarayla karşılaşır. İddiaya göre küçük bir kedi, atın kuyruğuna yapışmış şekilde iki ayağını yere sabitlemiş, koskoca atın ilerlemesini engellemektedir.
Normal bir kedinin bunu yapmasının mümkün olmadığını düşünen İsmail, karşısındaki varlığın sıradan bir hayvan olmadığına inanır. Yanındaki silahını çıkararak kediye doğru bir el ateş eder.
Silah sesinin ardından at üzerindeki baskının aniden kalktığı, yeniden hızla koşmaya başladığı ve İsmail’in kısa sürede köyüne ulaştığı anlatılır.
SABAH GERİ DÖNDÜ AMA HİÇBİR İZ BULAMADI
Yaşadığı korku dolu gecenin etkisini üzerinden atamayan İsmail’in sabah olur olmaz aynı güzergaha geri döndüğü rivayet edilir. Ancak olayın yaşandığı yerde yaptığı aramalarda ne vurulduğu düşünülen kediye ait bir iz ne de herhangi bir kan lekesi bulabilir.
Bunun üzerine İsmail’in, gece karşılaştığı varlığın aslında bir kedi değil, halk inanışına göre bir cin olduğuna kanaat getirdiği anlatılır.