Şanlıurfa Haberleri

Şanlıurfa'da Çocuk Sahibi Olmak İçin Uygulanan İlginç İnanışlar

Şanlıurfa'da modern tıbbın yaygınlaşmadığı dönemlerde çocuk sahibi olabilmek için türbe ziyaretlerinden bitkisel karışımlara, adaklardan halk uygulamaları kadar birçok gelenek uygulanıyordu.

Abone Ol

Şanlıurfa’da geçmişten günümüze uzanan halk inanışları ve geleneksel uygulamalar, çocuk sahibi olamayan ailelerin umut arayışını gözler önüne seriyor. Modern tıbbın yaygınlaşmadığı dönemlerde çocuk sahibi olabilmek için ziyaretlerden bitkisel karışımlara, adaklardan çeşitli ritüellere kadar birçok yöntem uygulanırken, bu uygulamalar bugün de kültürel mirasın önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

TÜRBELER UMUDUN ADRESİ OLUYORDU

Çocuk sahibi olabilmek için en sık başvurulan yöntemlerin başında ziyaret yerleri geliyordu. Suruç’taki Şıh Müslüm, Harran’daki İmam Bakır, Viranşehir’deki Eyyüp Nebi ve Şanlıurfa merkezde bulunan Hz. İbrahim Makamı, çocuk dileğinde bulunmak isteyen ailelerin ziyaret ettiği önemli manevi merkezler arasında yer alıyordu.

İnanışa göre dileği gerçekleşen aileler yedi yıl boyunca bu ziyaretlere giderek kurban kesiyor, dünyaya gelen erkek çocuklara ise Halil, İbrahim, Eyüp, Müslüm ve Abdurrahman gibi isimler veriliyordu.

Halk arasında kadının çocuk sahibi olup olamayacağını anlamak amacıyla çeşitli inanışlar da uygulanıyordu. Bezden yapılan salıncağın kendi kendine sallanması çocuk sahibi olunacağına işaret sayılırken, Hz. İbrahim Makamı’nın duvarına yapıştırılan taşın düşmeden kalması da dileğin kabul olacağı şeklinde yorumlanıyordu.

“KIRK BASMASI” İNANCI

Yörede yaygın inanışlardan biri de “kırk basması” olarak biliniyor. Yeni evlenen kadının doğum yapan bir insan ya da hayvanla karşılaşmasının çocuk sahibi olmasını engellediğine inanılıyor, bunun için Muhammed ismini taşıyan kişilerin evlerinden toplanan taşlarla hazırlanan suyla yıkanma gibi ritüeller uygulanıyordu.

BİTKİSEL KARIŞIMLAR VE GELENEKSEL TEDAVİLER

Gebeliğin gecikmesi halinde sıcak havan uygulaması, bele kara sakız sarılması, yumurta akı ve kaya tuzu karışımının içirilmesi, kuru soğan, kuyruk yağı ve kimyonla hazırlanan sıcak karışımların kullanılması gibi yöntemler de halk arasında yaygın olarak uygulanıyordu.

Ayrıca ceviz içi ve anzel balının tüketilmesinin doğurganlığı artıracağına inanılırken, düşük yapan kadınların dinlenmesi, ağır işlerden uzak durması tavsiye ediliyordu.