12. yüzyılda Harran’da yaşamış olan Şeyh Yahya Hayat el-Harrani, İslam dünyasının önde gelen alim ve mutasavvıflarından biri olarak biliniyor. 1185 yılında vefat eden el- Harrani, tasavvuf ehli tarafından ölümünden sonra da tasarrufu devam eden dört büyük evliyadan biri kabul ediliyor. Hayatı boyunca ilim, irfan ve maneviyatla öne çıkan el- Harrani, yaşadığı dönemde olduğu gibi bugün de saygıyla anılıyor.
TÜRBESİ VE CAMİ YAN YANA
Şeyh Hayat el- Harrani’nin türbesi, Harran şehir surlarının kuzeybatısında yer alan eski mezarlık alanında bulunuyor. Türbenin hemen yanında yer alan cami ise halen ibadete açık durumda. Bölge halkı, yıl boyunca özellikle kandil gecelerinde ve dini bayramlarda türbeyi ziyaret ediyor. Harran’a gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler de bu manevi mekana yoğun ilgi gösteriyor.

KIBLE KERAMETİYLE TANINIYOR
Şeyh Yahya Hayat el- Harrani, halk arasında en çok Kıble Kerameti olarak bilinen olayla anılıyor. Rivayete göre Harran’da bir cami yapılıyordu. Sıra mihrabı yerine koymaya gelince kıble konusunda camiyi yapan mimar ile Hayat el- Harrani hazretleri arasında ihtilaf ortaya çıktı. Mimar inat edince Hayat el- Harrani ustaya “Önüne bak kıbleyi göreceksin” dedi. Tam bu sırada mimar önüne baktı. Bir de ne görsün. Kabe önünde duruyordu. Bu duruma hayret eden mimar heyecanından yere düştü ve bayıldı.

HARRAN’IN MANEVİ SEMBOLÜ
Şeyh Yahya Hayat el- Harrani’nin ismi, Harran’ın tarihî kimliğiyle özdeşleşmiş durumda. Türbesi, sadece Urfa halkı için değil, çevre illerden gelen ziyaretçiler için de önemli bir manevi merkez olarak kabul ediliyor. Yüzyıllardır süregelen bu bağlılık, Harran’ın kadim geleneğini ve tasavvuf mirasını günümüze taşımaya devam ediyor.






