Şanlıurfa insanoğlunun peşine düştüğü geçmişe ışık tutan tarihi kent olarak sadece Türkiye’de değil Dünya’da da ün yaptı. Yapılan kazı çalışmaları ile geçmişin ayak izleri Şanlıurfa’da takip ediliyor.
Tarihi sokakları, yapıtları ve ibadethaneleri ile adını tüm Dünya’ya duyuran kentte önemli kazı çalışmaları devam ediyor. Türkiye’nin önemli arkeologları tarafından yürütülen kazılar esnasında ortaya çıkan detaylar ile tüm gözler Şanlıurfa’ya çevrildi.
Kızılkoyun Nekropolü, Balıklıgöl, Şanlıurfa Kalesi ve Göbeklitepe’ye dair izler taşıyan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi… daha birçok tarihi alan yoğun ziyaretçi ağırlamaya devam ediyor.
Kızılkoyun Nekropolündeki mezarlıklar ve Balıklıgöl ’deki rivayetler için Arkeolog Mehmet Yaşar, Şanlıurfa Kalesi için Kültür Varlıkları Koleksiyoneri Yakup Yazar ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi için Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası (ŞURO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Turist Rehberi Müslüm Çoban’a kentin tarihi güzelliklerini sorduk.
Ayrıca yurtdışından kentin hafızasında barındırdığı bilgiler için ziyarette bulunan Pınar Yılmaz, Ayça Büyükdavraz ve Semal Büyükdavraz kentin eşsiz güzelliklerinin kendilerini büyülediğinden bahsederken, gezileri esnasında duygu ve düşüncelerini açıkladı.
KIZILKOYUN NEKROPOLÜ
Kızılkoyun Nekropolü’nde yer alan tarihi mezarlıklar için konuşan Arkeolog Mehmet Yaşar; “Kızılkoyun Nekropol alanı 2 bin yıllık zengin Soylu mezarlığı. Şanlıurfa şehir merkezinin özünde Balıklıgöl ‘ün yanı başında yer alması açısından çok önem arz eden turizm alanı. Bir kişi ölüyor, yıkanıyor, yağlanıyor en güzeli elbisesi giydiriliyor. Ağzına ve iki gözüne para yerleştiriliyor. Buraya uzandırılıyor, sonra kapılar kapatılıyor.
Bu mezar odalarında farklı kabartmalar bulmak mümkün. Her bir mezar odasının bir aileye atfen yapıldığı ve bunu yapan yapıcı kişilere ait inanç, yapıcı kişilerin iş olanakları, ekonomik seviyelerine göre bu çeşitlilik, farkındalık oluşturuyor. Mesela bir mezar odamızda hem lahit var, hem tekne var, hem bu alan içerisinde farklı çeşit mezar tipleri de bulmak mümkün. Bu da buranın zenginliğini oluşturması açısından önemli. Çok güzel ziyaretçi sayılarımız da mevcut” beyanlarında bulundu.
ŞANLIURFA ARKEOLOJİ MÜZESİ
Göbeklitepe, Taştepeler ve Karahantepe için konuşan Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası (ŞURO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Turist Rehberi Müslüm Çoban; “Turizm haftasındayız, Şanlıurfa'mızın en güzel müzesi olan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'ndeyiz. Özellikle şu anda Türkiye'mizde en çok ziyaret edilen iki müzeden biri burası. Göbeklitepe D tapınağının imitasyon replikası içerisindeyiz. Çok muazzam gelen herkesin çok beğendiği güzel duygularla ayrıldığı çok güzel bir müze.
Bir cümlede özetlemek çok zor ama özellikle Klaus Schmidt'in o güzel sözüyle başına Klaus Schmidt bize diyor ki ‘Göbeklitepe sayesinde biz doğruya ulaşmak için doğru soruları soruyoruz’. Yine Mehmet Özdoğan hocamızın tabiriyle de Göbeklitepe, Karahantepe, Taştepeler ile birlikte biz bu yeni gelen bilgi, yeni gelen verilerle şu anda özümsemeye başlıyoruz. Dünya tarihinin yeniden yazılmasına sebep oldu ve insanlık tarihinin, dünya tarihinin, inançlar tarihinin yeniden yazılması ve yeniden yorumlanması ya da yeniden bir hayat bulması diyebiliriz” açıklamasında bulundu.
ŞANLIURFA KALESİ
Tarihi kale için konuşan Kültür Varlıkları Koleksiyoneri Yakup Yazar; “Şanlıurfa Kalesi milattan sonra ve 340-342 yıllarında anıt sütunları olmak üzere iki kronik üç tarafı hendek çevrili bir kale. Üzerindeki sütunlar milattan sonra 340 ve 342 yıllarında inşa edilmiş. 9. Kral Maun tarafından oğlu ve kızı için yapılmış dönemde durumda. Şanlıurfa platosu biliyorsunuz üç semavi dine ev sahipliği ediyor ve dolayısıyla bunun yanında Hazreti İbrahim’in kaleden atılmasıyla ilgili bilgi de var. Bundan daha güzel bir şey olamaz. Kesinlikle herkesin ziyaret etmesi ve bu atmosferi tatması gerektiğini düşünüyorum” sözlerini sarf etti.
BALIKLIGÖL
Kentin en çok ziyaretçi ağırlayan tarihi yapıtı hakkında konuşan Arkeolog Mehmet Yaşar; “Şanlıurfa Balıklıgöl Hazreti İbrahim’le dile gelmiş tam da bu bölgede ateşe atıldığı yer olarak söylenilen alandayız. Urfa'nın olmazsa olmazı İbrahim’in şehri Balıklıgöl. Hazreti İbrahim tüm semavi dinlerin babası olarak da biliniyor. Tabi bu sembolü dinlerin babası olması musibetiyle de ve bundan dolayı bu alan da tüm dinler için kutsal bir alan olarak görülüyor. Balıklıgöl turizm için en önemli merkez zaten en çok insanın ziyaret ettiği.
Şanlıurfa deyince Balıklı Gölü akla geldi. Önemli bir alandayız. Özellikle bu Balıklı Göl havzasında şunu diyebiliyoruz kendi içerisinde bir ekosistem oluşturmuş ve milattan önce dördüncü binden bu yana can vurmuş hikayeyle Hazreti İbrahim’le beraber kendi içerisinde bir ekosistem oluşturmuş ve burada balıklar yaşıyorlar, ölüyorlar ama burada tabii ki maneviyat bir havası da var. Özellikle Hz. İbrahim’in doğduğu mağara ve onun yanındaki Halil ’ur rahman camisi bu alan için olmazsa olmaz en önemli mekanlardan diyebiliyoruz” ifadelerine yer verdi.
MİSAFİRLER TARİHİ KENTİ DEĞERLENDİRDİ
Turist Pınar Yılmaz; “Türkiye'ye devamlı gelip değişik yerleri görmek istiyorum. Bu Göbeklitepe'ye üçüncü gelişim. Her zaman daha yeni bir şeyler görüyorum. Ve bütün insanlık tarihini değiştirmiş olarak dünyaca da en önemli yerlerden biri. İnşallah herkes gelir, görür.
Burada yapımların devasa olması, kahverengilerin o kadar güzel yapılması, orada o zaman yaşayan hayvanlar, bitkiler. Yani insanı tamamıyla böyle hayranlıkla izletiyor” dedi.
Turist Semal Büyükdavraz; “Çok bilinmezlik var ve çok sual var. Her şeyin cevabı yok. Özellikle insanların gelişimiyle ilgili dini inançlar açısından değişik yorumlar gelebilir, bilemiyorum. İnsanlığın tarihi yeniden yazılacak” ifadelerini kullandı.
Turist Ayça Büyükdavraz; “Amerika'dan geldim, bu taraflara ilk defa geliyorum. Ülkemizin tarihini değerlendirmemizi ve göstermenizi çok güzel buldum, çok da güzel sergilemişiz gerçeğini de görmek istiyorum ama bu da çok güzel” ifadelerinde bulundu.