Sabiha Sertel kimdir, nereli, kaç yaşında öldü, neden öldü, eşi kimdir, hangi gazetelerde yazdı, Tan gazetesi ile bağlantısı nedir, eserleri nelerdir? Türk basın tarihinin öncü kadın gazetecilerinden Sabiha Sertel’in hayatı, Selanik’ten İstanbul’a uzanan çocukluk yılları, Zekeriya Sertel ile evliliği, Resimli Ay ve Tan gazetesi dönemi, yazıları nedeniyle yargılanması, sürgün yılları ve Bakü’deki ölümüyle birlikte merak edilen tüm yönleriyle araştırılıyor.
Sabiha Sertel, Türkiye’de gazeteciliği meslek olarak sürdüren ilk kadın yazarlardan biri olarak basın tarihinin en dikkat çekici isimleri arasında yer alıyor. Onun adı yalnızca “ilk kadın gazeteci” tanımıyla sınırlı değil; aynı zamanda düşünce yazıları, kadın haklarına yaklaşımı, politik eleştirileri, Tan gazetesi süreci ve sürgün yıllarıyla da anılıyor.
Bugün Sabiha Sertel kimdir, Sabiha Sertel nereli, Sabiha Sertel kaç yaşında öldü, Sabiha Sertel neden öldü, Sabiha Sertel’in eşi kimdir, Sabiha Sertel eserleri nelerdir gibi soruların yeniden öne çıkması, Türkiye’de basın özgürlüğü, kadın gazetecilik tarihi ve Cumhuriyet dönemi düşünce hayatına duyulan ilginin de bir parçası olarak görülüyor.
Selanik’te Başlayan Bir Basın Hikâyesi
Sabiha Sertel, 1895 yılında Selanik’te dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarını Osmanlı’nın son dönemlerinde, siyasal ve toplumsal dönüşümlerin yoğun biçimde hissedildiği bir şehirde geçirdi. Eğitimini Selanik’te sürdürdü; farklı kaynaklarda Selanik İnas Lisesi, Terakki Mektebi, Fransız okulu ve İttihat ve Terakki İdadisi gibi kurumlarda öğrenim gördüğüne dair bilgiler yer alıyor.
Selanik’in Balkan Savaşları sonrasında Osmanlı idaresinden çıkması, Sertel ailesinin hayatında da büyük bir kırılma yarattı. Aile, 1912 yılında İstanbul’a yerleşti. Bu göç, Sabiha Sertel’in yalnızca şehir değiştirmesi değil, ileride Türkiye basınının en sert kalemlerinden biri haline gelecek düşünsel yolculuğunun da başlangıcı oldu.
Sabiha Sertel’in Eşi Zekeriya Sertel Ve Ortak Yayıncılık Serüveni
Sabiha Sertel, 1915 yılında gazeteci Zekeriya Sertel ile evlendi. Bu evlilik, zamanla yalnızca aile hayatı değil, aynı zamanda güçlü bir yayıncılık ortaklığına dönüştü. Serteller, Türk basınında birlikte çıkardıkları dergiler ve gazetelerle iz bıraktı.
Büyük Mecmua, Resimli Ay, Resimli Hafta, Sevimli Ay, Yarım Ay ve daha sonra Tan gazetesi, Sabiha Sertel’in hem gazetecilik kimliğini hem de düşünce dünyasını görünür kılan yayınlar arasında yer aldı. Akademik çalışmalarda, Sertel ailesinin bu yayınlarla Türk basın hayatında etkili olduğu ve 1938-1945 yılları arasında Tan gazetesinde önemli bir yer tuttuğu vurgulanıyor.
Yazılarıyla Yargılanan İlk Kadın Gazeteci
Sabiha Sertel’in gazeteciliği, yalnızca haber aktaran bir çizgide ilerlemedi. O, yazılarında işçi haklarını, kadınların toplumsal konumunu, sınıf eşitsizliklerini ve dönemin siyasal atmosferini ele alan eleştirel bir dil kurdu. Bu nedenle sık sık baskılarla, davalarla ve yasaklarla karşı karşıya kaldı.
Atatürk Ansiklopedisi’nde Sertel’in, Cumhuriyet’in ilanından sonra yazıları nedeniyle mahkemede yargılanan ilk Türk kadın gazeteci olarak anıldığı belirtiliyor. Özellikle Resimli Ay dönemindeki yazıları, onun gazetecilik çizgisinin yalnızca edebi değil, doğrudan toplumsal ve politik bir duruş taşıdığını gösterdi.
Bu yönüyle Sabiha Sertel, Türkiye’de kadın gazeteciliğinin yalnızca görünür olmasını değil, aynı zamanda itiraz eden, sorgulayan ve bedel ödeyen bir meslek alanı olarak gelişmesini temsil etti.
Tan Gazetesi Ve 1945 Baskını
Sabiha Sertel’in adının en çok birlikte anıldığı başlıklardan biri Tan gazetesi oldu. Zekeriya Sertel ile birlikte Tan’da yer alan Sabiha Sertel, II. Dünya Savaşı yıllarında gazetenin eleştirel yayın çizgisinde önemli bir figür haline geldi.
4 Aralık 1945’te Tan gazetesi ve matbaası saldırıya uğradı. Atatürk Ansiklopedisi’nin Tan baskınına ilişkin maddesinde, 4 Aralık sabahı üniversite öğrencilerinin de bulunduğu kalabalık bir grubun Beyazıt’tan Cağaloğlu’na yürüdüğü ve Tan gazetesinin ofis ile matbaasına saldırıldığı aktarılıyor.
Bu saldırı, Sertellerin basın hayatında dönüm noktası oldu. Tan’ın yayın çizgisi, dönemin siyasal kutuplaşması içinde hedef haline geldi; Sabiha Sertel’in gazetecilik kariyeri de bu tarihten sonra daha ağır baskılar ve sonunda yurtdışına uzanan bir sürgün süreciyle şekillendi.
Sürgün Yılları Ve Türkiye’ye Dönemeyen Bir Gazeteci
Tan baskını sonrasında Serteller üzerindeki baskı arttı. Sabiha Sertel, 1950’li yıllarda Türkiye’den ayrıldıktan sonra Paris, Budapeşte, Moskova ve Bakü gibi farklı şehirlerde yaşadı. Bu dönem, onun hayatında hem siyasal mücadelenin hem de ülkeye dönememe duygusunun ağırlaştığı yıllar oldu.
Metis Yayınları’nın biyografik notunda, Sertel’in 1950’den sonra çeşitli Avrupa ülkelerinde sürgün yaşadığı, gazetecilik yapamadığı zamanlarda ansiklopedici ve yayıncı olarak çalıştığı, sosyalizmin klasik eserlerinden çeviriler yaptığı bilgisi yer alıyor.
Sabiha Sertel Neden Öldü, Kaç Yaşında Öldü?
Sabiha Sertel, 2 Eylül 1968’de Bakü’de hayatını kaybetti. 1895 doğumlu olduğu kabul edildiğinde 73 yaşında öldü. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’nde Sertel’in 1968 yılında Bakü’de akciğer kanseri nedeniyle vefat ettiği belirtiliyor.
Mezarı Bakü’de bulunuyor. Hayatının son döneminde Türkiye’ye dönmek istediği, ancak bu talebinin kabul edilmediği bilgisi de biyografik kaynaklarda yer alıyor.
Sabiha Sertel’in Eserleri Ve Kalıcı Mirası
Sabiha Sertel eserleri denildiğinde en çok öne çıkan kitaplardan biri Roman Gibi adlı otobiyografik çalışmasıdır. Bu eser, onun 1950’ye kadar uzanan yaşamını, basın mücadelesini ve Türkiye’nin siyasal atmosferine tanıklığını içerir. Metis Yayınları, Roman Gibi adlı otobiyografinin 1969’da yayımlandığını ve II. Dünya Savaşı Tarihi dışında sağlığında yayımlanabilmiş üç kitabının daha bulunduğunu aktarıyor.




