Dar bir kutunun içinde, iki kat arasında, ne aşağı ne yukarı gidebilmek... Rüyada asansörde mahsur kalmak, çoğu kişinin nefesini tutarak uyandığı sahnelerden biridir. Bu rüyanın bıraktığı sıkışmışlık hissi o kadar gerçekçidir ki, uyanınca bile bir süre etkisi devam eder.
RÜYA YORUMLARINDA ASANSÖR NE ANLAMA GELİR?
Rüya tabirlerinde asansör, hayattaki iniş çıkışların ve kişinin bulunduğu konumun sembolü olarak görülür. Yukarı çıkmak yükselmeye, aşağı inmek ise geri çekilmeye ya da bir düşüşe yorulur. Asansörün iki kat arasında sıkışıp kalması ise geleneksel yorumlara göre çoğunlukla bir tıkanıklığa işaret eder. Rüyayı gören kişi, hayatının bir alanında ne ileri gidebildiğini ne de geri dönebildiğini hissediyor olabilir.
Bu sıkışma çoğu zaman bir karar anıyla ilişkilendirilir. İş, ilişki ya da gelecekle ilgili bir konuda arada kalan, adım atmakta zorlanan kişinin bu kararsızlığı rüyada duran bir asansör olarak karşısına çıkabilir.
KONTROLÜ KAYBETME DUYGUSU
Halk arasındaki inanışa göre asansör, kişinin hayatı üzerindeki kontrolünü de temsil eder. Düğmelere basılmasına rağmen asansörün hareket etmemesi, çabalara rağmen sonuç alınamamasını anlatabilir. Bu yorumda rüya, kişinin "elimden geleni yapıyorum ama bir türlü ilerleyemiyorum" duygusunu yansıtır. Asansörün en sonunda hareket etmesi ya da kapılarının açılması ise bu sıkışmanın geçici olduğuna, tıkanan yolun açılacağına dair olumlu bir işaret sayılır.
BU RÜYA NEYİN HABERCİSİ OLABİLİR?
Rüya araştırmacıları, kapalı ve dar mekânlarda sıkışıp kalma rüyalarının genellikle baskı altında hissedilen dönemlerde görüldüğünü söylüyor. Bir sorumluluğun altında ezilen, zamanla yarışan ya da bir konuda seçim yapmak zorunda kalan kişilerin bu tür rüyaları daha sık gördüğü belirtiliyor. Asansör, hem kapalı bir alan hem de hareketi temsil ettiği için bu sıkışma duygusunu anlatmaya oldukça uygun bir semboldür.
Sonuç olarak rüyada asansörde mahsur kalmak, geleneksel inanışlara göre hayattaki bir tıkanıklığı, kararsızlığı ya da kontrol kaybını anlatabilir. Yine de rüya tabirlerinin kesin bir gerçek değil, kişinin o dönemki ruh hâline ışık tutan bir yorum olduğunu unutmamak gerekir.





