Türk edebiyatının en güçlü şairlerinden Ahmet Arif’in kaleme aldığı “Rüstemo” şiirinin ardındaki gerçek hikaye, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan çarpıcı bir direniş öyküsüne dayanıyor. Yıllardır kulaktan kulağa aktarılan bu hikaye, Siverekli Ayıp Hamidanoğlu’nun yaşamı ve mücadelesiyle edebiyatta ölümsüzleşiyor.
AHMET ARİF’İN SİVEREK İLE BAĞI
23 Nisan 1923’te Diyarbakır’ın Hançepek semtinde dünyaya gelen Ahmet Arif’in asıl adı Ahmet Hamdi Önal’dır. Babası Osmanlı Devleti hizmetinde çeşitli görevlerde bulunmuş, sivil hayatta ise Siverek’te nahiye müdürlüğü ve vekaleten kaymakamlık görevlerini yürütmüştür.
Annesi Sare Hanım, devrin büyük alimlerinden Şeyh Abdülkadir Cibrali’nin kızıdır. Sekiz kardeşin en küçüğü olan Ahmet Arif, annesini henüz 6 yaşındayken kaybetmiş, daha sonra üvey annesi Arif Hanım tarafından büyütülmüştür.

EĞİTİM HAYATI SİVEREK’TE BAŞLADI
Ahmet Arif, ilkokulu Siverek’te, ortaokulu ise Urfa’da ablasının yanında okudu. Lise öğrenimini yatılı parasız olarak Afyon Lisesi’nde tamamladı ve 1943 yılında mezun oldu. Ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi.
RÜSTEMO ŞİİRİ KİME YAZILDI?
1948 yılında Varlık Dergisi’nde yayımlanan “Rüstemo” şiiri, Siverek’e bağlı Gerzino (Ergen) Köyü doğumlu Ayıp Hamidanoğlu (Kolkıran) için yazıldı.
Şiir, Ayıp Hamidanoğlu’nun yanında bulunan 3–4 arkadaşıyla birlikte dönemin kolluk kuvvetleriyle girdiği çatışmaları, onun direncini, mertliğini ve başkaldırısını destansı bir dille anlatıyor.

KANLI KUYU VE DUT AĞACI ALTINDA OKUNAN ŞİİRLER
Ahmet Arif, o dönemde Siverek’in buluşma noktası olan Kanlı Kuyu mevkiinde, bir dut ağacının altında dönemin aydın Sivereklileriyle bir araya gelirdi. Rüstemo başta olmak üzere birçok şiirini burada halka seslenerek okudu.
Şairin, Ayıp Hamidanoğlu’nun hikayesini yine Sivereklilerden dinleyerek şiire döktüğü, bu şekilde onun yaşamını edebiyatta ölümsüzleştirdiği ifade ediliyor.
AYIP HAMİDANOĞLU (KOLKIRAN) KİMDİR?
1906 yılında Siverek’e bağlı Gerzino (Ergen) Köyü’nde doğan Ayıp Hamidanoğlu, yaşanan kan davaları nedeniyle uzun yıllar dağlarda kaçak yaşadı.
Karacadağ, Bucak ve son olarak Modan bölgesinde, devletin kolluk kuvvetleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetti. 48 saat süren çatışmanın ardından vefat eden Ayıp Hamidanoğlu’nun naaşına, ailesinin tüm aramalarına rağmen bugüne kadar ulaşılamadı.

RÜSTEMO ŞİİRİ
Modan yaylasına eşkin almadan
Maktela üzerinde sağımız
Karbeyaz Çermik Dağları
Solumuz kan kırmızısı Fırat'tır
Dört mevsim yeşildir orman
Ve toprak çetin
Baharları aşiretler iner Dersim üstünden
Sürü otlatır.
Odunda
Kömürde
Pamukta
Gönlü bir akarsu gibi alıp götüren
Irzdan ve ekmekten yana
Bir kara sevdadır
Yeşil murattır
Ve bundan ötürü tutmuş dağları
Ve almış yürümüş sulardan öte
Kıl çadırlarda maceramız
Yasak bundan böyle zulüm;
Ve öşür
Ve haraç
Ve angarya
Ve katil
Ve şirkat
Ve talan
Ve küfür kıza kısrağa
Yasaktır, emreder Dağlar Paşası
Elinde, affetmez Fransız üçlüsü...
Gayrı malumunuz olsun halım
Hayrola encam
Malum ola
Ayan beyan
Dosta ve düşmana serencam
Önce şeyhulislam fetva buyurur
Katlim dört mezhepte vacip görülür
Sonra saray ferman eyler
Ve kaltak vurulur ordugahlarda
Dar vakit yetiştin tatar ağası
Bir elimde kana batmış hamaylim
Bir elim derman eyler
Dostooo
Buncasına kavga demezem
Kızanlar idman eyler
Hele sarılmasın dört bir yanımız
Tamam cümle dağlar mevzi almıştır
Ve yatmış pusuya patikalar
Salavat getirir dağ dağ taburlar
Narlı bahçe üzre kanlı bir akşam
Gelen elçi değil
Azrail olsun
Anam avradım olsun kaçarsam.





