Nakit paranın bir maliyeti var. En basit hesap ile 1 Milyon Türk Lirası’ nın aylık maliyeti 45 ile 50 Bin Lira arasındadır. Yine içinde bulunduğumuz yüksek faiz ortamında nakit parayı cepte tutmanın da bir bedeli vardır. Cebimizde kalan nakit para enflasyon ve yüksek faiz karşısında her gün değer kaybeder.
Ticari hayatta her ne kadar sözleşmeler ve yazılı dayanaklar önemli olsa da, bizim anlayışımızda asıl olan sözdür. Herhangi bir ticarette ödeme için söz verildiği gün, söz yerine getirilirdi. Günümüzde ise bu sözün yerine getirilmemesine bir kılıf bulunmuştur: piyasa kredisi.
Peki, bu kılıfı bulanlara göre nedir piyasa kredisi? Borcunu başka birisine olan borç ile ödemek, telefonlara cevap vermemek, mesajlara bakmamak, hastasının olması, türlü alavere dalavere, kendince meşgul ve namüsait olmak gibi yeni yeni alışkanlıklar.
Ticari hayatta tabii olarak insanlar ödeme için bir müddet isteyebilirler. Vade de ticaretin ana unsurlarından birisidir. Hayatın olağan akışına aykırı durumlar elbette olabilir. Aklımıza gelmeyen mücbir sebeplerle karşılaşabiliriz. İyi niyetli herkes birbirine yardımcı olur. Ancak bu istisnai durumlar alışkanlık haline getirilmemelidir.
Piyasa kredisi kisvesi altında karşı tarafın iyi niyetinden istifade etmek, piyasaları ve ticarette esas olan güven duygusunu aşındırır.
Ticarette paranın piyasada dönmesi önemlidir, paranın maliyetinden kaçınmak için borcundan kaçınmak ve ertelemek farkında olmadan sizi piyasanın dışına iter. Bununla birlikte piyasadaki itibarınızı kaybedersiniz. Öz sermayenin yetersiz olması ticaret yapmaya engel değildir. İtibarınızın zedelenmesi peşin parayla bile ticaret yapamamanıza neden olabilir.
Bugün sözüm ona ‘’piyasa kredisi kullandığını’’ pişkinlikle ifade eden ve mantar gibi çoğalan bir anlayış, ticaretin vicdanını sessizce kemiriyor. Zamanla güvenin yerini şüphenin aldığı bir noktaya doğru sürükleniyor maalesef ticaretimiz.