Çirkin bir tırtıldan rengarenk kelebekler yaratan Mevla’nın; hangi yürekte ne tuttuğunu biz dahil hiç kimse bilemez. Bilemediğimiz gibi aklınca yargılayıp hüküm de veremeyiz. Ama görünen köye de kılavuz gerekmiyor.
Son dönemlerde her şeyi askıda görmeye başladık.
Askıda ekmekle başladık. Şimdide askıda Umut ile tanıştık.
Evet!
Yanlış duymadınız!
Askıda Umut; İnsanların giymediği elbiselerini askıya asıp belirlenen yere asmaları ve ihtiyacı olanların onu alıp kullanmaları düşüncesiyle kurulan bir askı. Tabi burada da suiistimaller oluyor. Tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi.
Spora bakıyorsun şike, bahis, şans oyunları almış başını gidiyor.
Görsel medyada gençler tarafından rol model olabilecek insanların madde, fuhuş, kara para ile gündeme gelmeleri.
Sokağa bakıyorsun her taraf Teksas’a dönmüş, herkes kendi zorba kanunu devreye koymaya çalışıyor.
Televizyon dizilerine bakıyorsun mafya dizileri ve aile ortamının içine dinamit koymuş vaziyette.
Sahte diploma, çocuk suiistimali, kadınların hunharca öldürülmesi bunları saymıyorum bile.
Ve bakıyorum hiç bir yüz temiz değil bu düzende. Ve işin garip yanı bazıları yüzlerini temizlemek yerine aynaları kırıyor . Ve ben buna “Sistemin İhlal Listesi” diyorum.
Sistemin ihlal listesinin özelliğini şiirsel bir dörtlükle dile getirmek gerekirse;
Madde ve menfaat düşünüyorsan her şeyi
Yerlerde süründürüyorsan izzet nefsini
Bilmediysen kudret sahibinin bereketini
Tadamazsın helalin onurunu ve şerefini
Sonuç olarak değer yargılarımızın gerçek değerini bütünüyle ruhumuza işlediğimizde; Hayatımızdaki fazlalıkların gereksiz birer aksesuar olarak sırıttığını göreceğiz. Ama öncelikle o bilince varmamız gerekiyor.