İstanbul, 23 Nisan'da saat 12.49’da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremle sarsılmıştı. Deprem; Tekirdağ, Yalova, Bursa ve Balıkesir gibi çevre illerde de yoğun şekilde hissedilmişti. Bu büyük sarsıntının ardından yüzlerce artçı deprem kaydedildi.
“BU, BEKLENEN BÜYÜK DEPREM DEĞİL”
Nefes gazetesine konuşan Prof. Dr. Naci Görür, 23 Nisan’daki depremin ardından kamuoyunda oluşan “Acaba bu muydu?” sorusuna açıklık getirdi. Görür, “Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolu üzerinde bir deprem meydana geldiğinde, batı kısmı bir sonraki deprem için hedef haline gelir” diyerek, 1999 depremlerinden sonra Marmara'nın altındaki kabuğun enerjiyle yüklendiğini vurguladı.

MARMARA’DA 250 YILLIK SUSKUNLUK
Marmara Denizi’ndeki fay hattının 1766’dan bu yana kırılmadığını hatırlatan Görür, bu fayın ortalama 250 yılda bir kırıldığını belirtti. “1766’ya 250 yıl ekleyince zaten bugünkü yıllara denk geliyor” diyen Görür, Marmara’nın ortasında yer alan kırılmamış fayın ciddi bir risk taşıdığını söyledi.
“O FAY ENİNDE SONUNDA KIRILACAK”
Sismik boşluk olarak nitelendirdiği bu alanın kendini koruyamayacağını belirten Görür, “O fay eninde sonunda kırılacak. Marmara ve İstanbul’u ciddi bir deprem tehlikesi bekliyor” ifadelerini kullandı.

“DEPREM OLASILIĞI YÜZDE 47”
Görür, "Kendi fikrimi değil, bilimsel araştırmaların sonucunu söylüyorum" diyerek, 1999’dan itibaren 30 yıl içinde Marmara’da büyük bir deprem olma olasılığının yüzde 47 olduğunu vurguladı. Uluslararası ve ulusal araştırma gemileriyle yapılan çalışmaların bu sonucu ortaya koyduğunu ifade etti.
“KUMBURGAZ SEGMENTİ KIRILMAYA HAZIR”
Özellikle Kumburgaz segmentinin kırılmaya hazır hale geldiğini belirten Naci Görür, bu bölgedeki fay hattının kırılması durumunda 7’nin üzerinde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti.





