Cennet Nimetleri Cehennemliklere Haram Kılındı

Hz Aişe validemiz bir gün hane-i saadetlerinde otururken bir kolu kurumuş bir hanım telaş içerisinde geldi ve;

— Ne olur ya Aişe! Bana dua et de şu kolum düzelsin, dedi. Hz. Aişe radıyallahü anha validemiz;

– Ne oldu? Hele anlat bakalım, Ey kadın diyerek sebebini sual etti. Hanımda şöyle anlattı;

– Benim annem ve babam vefat etti. Onların hallerini çok merak ettim ve Onları rüyamda bari olsun görmek istedim. Çok dua ettim. Nihayet duam kabul olundu. Rüyamda kıyametin koptuğunu, cennet ve cehennemliklerin ayrıldığını gördüm. Vazifeli meleklere annemi sordum. Cehennemde dediler. Cehenneme gittim. Annemin sağ elinde yağlı bir et parçası, sol elinde bir bez parçası vardı. Ateşe doğru sürekli sallayarak korunmaya çalışıyordu. Çok üzüldüm. Yanına yaklaşarak, – Anneciğim nedir senin bu halin, sen namazını kılardın. Seni buraya düşüren şey nedir diye sual ettim. Annem dedi ki;

– Yavrum, evet ben dünyada iken namazımı kılardım ama cimri bir kadındım. Paylaşmayı sevmezdim. Şu elimde gördüklerinden başka bir şey infak edemedim. Mevla bunları bana vererek ateşten kendini nasıl koruyacaksan şimdi koru bakalım buyurdu. Burası cimrilerin yeridir.” Dedi. Ben;

– Babam nerededir?  Biliyor musun diye sordum.

– Cennettedir kızım. Çünki o cömert bir insan idi.” Dedi. Ben oradan çıkıp cennete gittim. Babam cennette havzu kevserin(*) başında ümmeti Muhammed’e kadeh kadeh su dağıtıyordu. Yüzü çok güzeldi. Yanına yaklaştım.

– Babacığım buraya nasıl geldin?” diye sordum. Babam da;

– Ben cömert bir insan idim. Hz Allah beni bu amelim dolayı mükâfatlandırdı. Bu gün burada cömert kullara Kevser havzundan ikram ile vazifelendirildim. Dünyada dağıttığım için burada da dağıtmayı nasip etti.” Dedi, o zaman ben;

– Annem nerede biliyor musun?” diye sordum.

– Evet, dedi. O cehennemdedir. O cimri bir kadındı. Kendisi vermezdi, benim vermemi de istemezdi.” Dedi. Ben dedim ki;

– Baba, bir kadehte annem için su verir misin, ateşler içinde susuzluktan kıvranıyor.”dedim. Babam kaşlarını çatarak;

 – Olmaz dedi, cennet nimetleri cehennemliklere haram kılındı, buradan ancak cömertler içer.” Dedi ve vermedi. Ben de babam arkasını döndüğünde bir kadeh su aldım ve koşarak anneme su götürmeye çalışırken, gaipten bir nida geldi;

– Cennet nimetleri cehennemliklere haram kılındı, Elin kurusun” dendi. O anda kadehi taşıdığım sağ elim kurudu ve bu hale geldi.”dedi. Bunun üzerine Hazreti Aişe validemiz Peygamber Efendimiz sav.’in Âsâ’sını getirip kadının kolu üzerine koydu. Kadının kolu o anda şifa bulup eski haline avdet etti.

Rabbimiz Âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır. ;

“Ey îmân edenler! İçinde ne bir alış veriş ne bir dostluk ne de (Allâh’ın izni olmadıkça) bir şefâat bulunmayan kıyâmet günü gelip çatmadan önce, rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda cömertçe sarfedin. Küfrân-ı nîmet içinde olanlar zâlimlerin tâ kendileridir.” (Bakara 2/254)

“Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir.” (Sebe sûresi, 39)

 “Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.” (Bakara sûresi, 273)

“Kim bir iyilik yaparsa ona bundan daha hayırlı karşılık vardır.” (Kasas sûresi, 84) Bir başka âyette de bu daha hayırlı karşılığın, “on kat iyilik” olduğunu açıklamaktadır: “Kim, Allah’ın huzuruna iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on katı vardır.” (En‘âm sûresi, 160)

“Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.” (Bakara sûresi, 272)

Hayır olarak verlen ve iyilik olarak yapılan işlerin asıl faydası, bizzat o hayrı yapanadır. Görünürd başkaları faydalanır ama, sonuçta en çok yararlanacak olan, iyilik sahibidir. "Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak ödenir ve siz asla haksızlığa uğratılmazsınız” beyanı bunu net olarak açıklamaktadır.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre o, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitmiştir:

“Cimri ile cömerdin durumu, göğüsleri ile köprücük kemikleri arasına zırh giyinmiş iki kişinin durumuna benzer. Cömert, sadaka verdikce, üzerindeki zırh genişler, uzar, ayak parmaklarını örter ve ayak izlerini siler. Cimri ise, bir şey vermek istediğinde zırhın halkaları birbirine iyice geçer, onu sıkıştırır; genişletmek için ne kadar çalışsa da başaramaz.” (Buhârî, Cihâd 89; Zekât 28, Talâk 24; Libâs 9; Müslim, Zekât 76-77. Ayrıca bk. Nesâî, Zekât 61)

"Cömertlik dalları dünyaya sarkan bir cennet ağacıdır. Kim ki o dallardan birine tutunursa onu cennete çeker. Cimrilik de dalları dünyaya sarkan bir cehennem ağacıdır. Kim ki onun bir dalına tutunursa o da onu cehenneme çeker.”

Cimrilik nefsi emmarenin, cömertlik nefsi mutmainnenin sıfatlarındandır. Bu dünyada Allah için diğer insanlara verdiğimiz sadakalar ve

yaptığımız iyilikler, hayırlar aslında kendimiz içindir. Mallarımızı, paramızı bu dünyadan asıl sonsuz yaşamınıza transfer etmenin tek yolu Allah yolunda harcamaktır.

Kerim olan Rabbimiz, bizi cömertlerden kılsın, cömertlerle haşreylesin.

~Amin...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Çakmak - Mesaj Gönder




Anket Bugün Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa kime oy verirdiniz?