İnsülin Direnci  

            İnsülin direnci modern çağın bize armağanı. Giderek artan şeker ve şekerli gıda tüketimi, azalan günlük fiziksel aktivite kan şekeri dalgalanmalarını ve insülin dengesizliğini beraberinde getirdi. 

            Alınan enerji kaynağı, özellikle karbonhidrat hücreye gelir, bu tek başına hücre içine giremez, karbonhidratın geldiğini anlayınca pankreas insulin üretir, bu insulin hücrenin kapısını açar, karbonhidrat içeri girer, enerjiye dönüşür, yaşam devam eder. Bu normali.

            Çok uzun yıllar gıda bulabilmek insanlar için zor oldu. Gıdayı elde etmek hareket etmek gerekiyordu. Bu uzun yıllarda hücrelerimiz "AZ"a göre programlandı. Alınan enerjiyi yavaş ve idareli yakmayı öğrendi.

            Biz son 50 yıldır fazla gıda ile karşı karşıyayız. Eğer olması gerekenden fazla kalori alır veya makul kalori aldığımız halde bunu yakamazsak, fazla kalori hücrenin kapısına gelir ve içeri girmek ister.

            Ancak hücre akıllıdır, bu kadar kalori içeri girerse ben ölürüm der ve engellemek için hücrenin içinde minik bir iltihap oluşur. Fazla miktardaki bu karbonhidrat gider, pankreası uyarır ve pankreas olması gerekenden çok fazla miktarda insulin çıkarır.

Bu fazla insulin :

1. Bizi çok acıktırır

2. Şekerimizi düşürür, reaktif hipoglisemilerin oluşmasına neden olur

3. Dışarıda kalan gereksiz kalorinin çok daha kolay yağ dokusu olarak depo edilmesini sağlar, yani kolay kilo aldırır.

            Dengeyi kurmak için vücudun neden olduğu hücre içindeki iltihap çok uzarsa bize kan yağlarında dengesizlik, tansiyon yüksekliği ve damar sertliği olarak geri döner. Eğer bu durum uzarsa, pankreas yorulur ve daha fazla insulin çıkaramaz, önce gizli şeker sonra aşikar şeker gelişir.

            İnsulin direncinin en iyi tedavisi beslenmenin düzenlenmesi ve harekettir. Çok özel durumlar dışında ilaç tedavisinin yeri yoktur. Sistem daima "AZ"a programlanmıştır. "ÇOK" her zaman sorun yaratır.

Peki İnsülin Direncini kırmak için veya hiç oluşmaması için uyulması gerekilen hususlar nelerdir ?

Basit şeker kesinlikle tüketilmemelidir.

Ara öğün yaparak beslenilmelidir. Fakat bu ara öğünlerde basit şeker içermeyen kaliteli ara öğün kaynakları seçilmelidir.

Günde 2 porsiyondan fazla meyve tüketilmemelidir.

Meyvelerin yanında kalite yağlı tohumlar/protein kaynağı tüketilmelidir.

Öğünlerde kan şekerinin dengeli yükselmesi için protein her öğünde bulunabilir.

Hem şifa hem de lezzet kaynağı  olan baharatlar bol kullanılmalıdır.

Her gün düzenli yürüyüş yapılmalıdır.

GIDANIZ İLACINIZ, İLACINIZ GIDANIZ OLSUN J

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hıdır Sulak - Mesaj Gönder




Anket Bugün Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa kime oy verirdiniz?