Siz Çocuklar

Geçenlerde parkta otururken arkadaşa denk geldim.

Oldukça düşünceliydi.

Üç beş hal hatır sohbetinden sonra bankta oturduk.

İşini kaybetmiş. Yani halk dilinde batırmış. Oldukça dertli ve bir o kadarda sohbete aç bir durumdaydı. Yaşadıklarını, işsiz kalışını ve insanların gözünde ve kalbinde düştüğü durumu anlattıkça anlatıyordu.

O anda araya girdim.

Ve sordum

Nedense hep geçmişe dönük yaşıyorsunuz da bugünlerle ilgili güzel bir şey yok mu? 

Var dedi,

Çocukların umudu.

Onlardaki umudu yok etmezsek onlara itibar gösterirsek, insanlığın geleceği de güzelleşir çocukların ruhu da.

Niye sadece çocuklar?" diye sordum bu kez.

Bakın size bir öğretmenimizin yaptığı etkinlikle cevap vereyim dedi.

-Bu öğretmenimiz, okula balonlar getirip çocuklardan onları şişirmelerini, üstlerine isimlerini yazıp sonrada patlatmalarını istedi.

Daha sonra öğretmenin direktifiyle patlak balonları salona attılar.

Öğretmen çocuklara üzerinde ismi yazılı balonu bulmaları için beş dakika süre verdi. Çocuklar, salonda deli gibi sağa sola koşuşup isimleri yazılı balonu aradılar. Ama zaman dolduğunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.

Daha sonra öğretmen onlara, kendilerine en yakın patlak balonu alıp üzerinde ismi yazılı kişiye vermelerini söyledi.

İki dakikadan kısa bir sürede çocuklar mutluydu. Çünkü herkesin kendi balonu vardı.

Ve arkadaşım şunu ilave etti: Mutluluğu, sadece kendileri için arayanlar bulamaz. Ama herkes birbirinin mutluluğuna yatırım yaptığında, kendi mutluluğuna da en hızlı bir şekilde kavuşmuş olur. Bunu becerebilen ve yanındakiyle paylaşmasını beceren çocuklardır..

Çünkü onlar gelecektir. Ama günümüzdeki sevgisiz büyükler çocukların yaptıklarını, paylaştıklarını, bir birlerine yardımcı olmalarını ve onların gördüklerini göremeyecek kadar renk körüdürler " dedi.

Ayrıca menfaati için apoletlileri omuzlarında taşıyan üç paralık adamların toplumun ve çocukların neresinde olduğunu söylememe de gerek yoktur dedi.

Sonra döndü bana;

Şimdi anladın mı niye çocuklar ?

Bende mahcup mahcup evet dedim.

Yanılmıyorsam kendi çocukluğunun izlerini taşıdığımı hissettirdi bana.

Tam kalkarken de  liyakatsız apoletlilerden ve onlara uşaklık edenlerden uzak dur diye tembihleyip gitti.

Donmuştum o an.

Bir süre sonra kendime geldiğimde;

Peki nereye kadar böyle devam edecek diye kendi kendime sordum.

Kendimce cevabını bulmuştum.

 “BİZ BÜYÜKLER KENDİMİZİ DÜZELTENE KADAR.

Sonuç olarak siz çocuklar:

Büyüklere uymayın .

Yaramazlık yapın,

Gülün,

Oynayın,

Sevin,

Sevilin..

'Bu dünya sizin'

Gelecek sizin

Gelecek sizsiniz unutmayın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Orhan Aslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi

Anket Şanlıurfa Barosu seçimlerinde favori adayınız hangisi?