Gittikçe kötüye gidiyoruz

Son dönemlerde hep koronadan ölenlerin extresini tutuyoruz. Ve ondan korunmak için her türlü önlemi almaya çalışıyoruz. Ama bundan daha önemli olan bir virüs daha var. Ve üstelik dünyada, günde 8500 çocuk öldüren bir virüs;
Adı açlık…
Tedavisi de var.
Adı gıda...
Fakat bundan hiç kimse bahsetmiyor. Ama insanların açlıktan öldüğü bir dünyada köpeklere hizmetçi tutuluyor da maalesef bunlara yetişemiyoruz. Öyle kötü sonlara gidiyoruz ki ya farkında değiliz ya da bana ne diyoruz.
Peki bunun sebebi nedir diye sorsam. Çoğumuz ya cevap vermekten imtina eder yada bana ne der işin içinden sıyrılmaya çalışır. Bunun sebebi de üzülerek belirtmeliyim ki öz değerlerimizden olduk ve bu gidiş hiç hayra alamet değil.
Ne mi yapıyoruz ?
-Hayvan görsek başını okşayan bir nesilken, şimdi katledip zevk alan bir canavara dönüştük.
-Aç görünce en yakın bakkaldan ekmek arası yaptırıp eline verirken, şimdi aç görünce başını çeviren topluma döndük.
-Açı var, toku var, hamilesi var, çocuklusu var günah der kapalı mekanlarda yemek yerken; Şimdi bahçelerde cam önlerinde yiyen bencil varlıklar olduk.
-Yolda yaşlı görünce elinden yükünü alıp evine kadar taşırken, şimdi yaşlı görünce emekli maaşını ve kefen parasını çarpacak kadar gözler döndü.
Haklının yanında yer alırken, Arsız güçlüyse haklıyı haksız, arsızı haklı ettik.
Günah sevap dinden öte vicdan işiydi .
Şimdi biz yaparsak mübah
Başkası yapınca günah oldu .
Velhasıl kelam insanlık mı bizden kaçtı. Biz mi insanlıktan bir türlü anlamadım.
Sonumuz hayr olsun demek isterdim ama yürekler umutla hayr olsun dese de ;
Akıl imkansız artık diyor ve insanlık ölmüş başımız sağ olsun diye bağırıyor bizlere. Çünkü
insanların içindeki sevgi ormanları kül olmuş gibi. Bu gidişle de yakında çırılçıplak kalacağız galiba.
Umut mu .?
Tabiki var.
Nedir derseniz ?
Bence daha fazla ruhsuzlaşmadan diyorum ki; Bir çocuk masumiyetiyle sil baştan öğrensek alfabeyi ve insanları sevmeyi.
Ve…
Sev Ali sev
İnsanları çok sev desek.
Ne kaybederiz ki.
Bir düşünelim.
Sağlıklı günler temennisiyle saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Orhan Aslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Devrim - Günlerden yine siz ve güzel yazınız. Çok güzel bir konuya temas etmişsiniz gene..insanlar sadece kendilerini düşünür olmuş. Tok açın halinden anlamı.?insanlıkta, merahametde kalmamış. Zaten vicdan deseniz o hiç kalmamış. Eski sevgi saygı nerde.nereye gitti demeden edemiyecem. Yüreğinize kalemine sağlık. Esen kalın efendim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 11:02


ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi

Anket Korona gündemden düştükten sonra hangi sektör en çok değişime uğrayacak?