Kanunlarımız bize yeterli mi?

Kanunlar, bir ülkenin düzenini sürdürebilmesi için o ülkenin olmazsa olmazı. Bu unsurun kapsamı, ülkeden ülkeye değişmekte. Bazı ülkeler katı kurallara ihtiyaç duyarken, bazı ülkelerin de hafif derece denebilecek kanunları kendilerine yetmekte. Nasıl olursa olsun, iyi düzenlenmiş kanunlar, ülkelerin sağlıklı bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.

   “Bir, iki suçluyu sallandıracaksın bak bakalım bir daha o suç işleniyor mu? “ söylemini duymuşuzdur. Kanımca çok ağır cezalar verilmesi gereken suçlar da mevcut. Tecavüz, taciz gibi suçlar bu gruba girmekte. O söyleme belki bu tip suçlar uygun olabilir. Şunu da biliyoruz artık o tip cezalar yok. Ancak olmalı mı? Tartışılır.

   İdam suçu kalkmalı mıydı? O konuda da değişik fikirler var. Kalkması düşünülebilir ama bu konu ülkemizin kendi iradesi ile çözülmeliydi kanımca. Her ne olursa olsun, başka ülkelerin kanunlarımıza karışmaya hakkı olmamalı.

   Eskiden kanunlarımız daha caydırıcı idi ama insan hakları konusunda yetersizliklerimiz vardı. Şimdi kanunlarımızın caydırıcılığı azalmış durumda. Ülkemiz, Avrupa ülkeleri kadar alt yapısı sağlam ve rahat bir ülke değil. Bu nedenle, işlenen suçlara karşı yasalar biraz daha ağırlaştırılmalı. Bu, bizler için daha uygun gözükmekte.

   Caydırıcı cezalarda kalıcılık çok önemli. Sonradan çıkarılan afların çokluğu düzenimizi bozabilmekte. Suçluların, tekrar suç işlemek için cesaretleri artmakta. Yani sürekli çıkarılan ‘aflar’ da işlenen suçların artmasında bir etken.

   Günümüzde polislere verilen yetkilerin genişliği, suç işlemeye olan meyli azaltmakta. Aynı zamanda dışarıdaki kameraların çokluğu da caydırıcı etki oluşturmakta. Bunların devamında da tutuklamalar sonrası, kalıcı önlemler alınırsa (af konusunda tavizsiz davranmak gibi), hapishanelerin doluluk oranının azalacağına inanmaktayım. Bu konuda, kalıcı bir çözüme ihtiyaç duyulmakta. Çünkü cezaevlerindeki doluluk oranı hızla artmakta.

   Dünya dergilerinden “Global Finance”ın araştırmasında şu verilere ulaşılmış; işlenen suçlar da dahil birçok kriteri barındıran, en güvenli ülkeler listesinde, İzlanda başta yer almış.  Bu listede Türkiye 107. sırada, Filipinler ve Yemen ise son sıralarda kendilerine yer bulabilmiş.

   Bir medya takip ajansının geçtiğimiz yıllarda yaptığı araştırmaya göre ise; Eskişehir, Türkiye’de en güvenli il seçilmiş. Suç oranı; %18,36. Ankara ve İstanbul ise çok güvenli olmayan iller arasında.

   Kanun adamlarımız yasaları düzenleye dursun, başka etmenler bazen daha çok işe yaramakta. Geleneksel toplumlarda, etkin olan toplum baskısı nedeni ile suç oranları azalabilmekte. Gelişmiş toplumların yapısında da var olan bu durum, seviye olarak, geleneksel yapıya sahip toplumların caydırıcılığına yetişememekte.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Bebe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Sinyor - Merhabalar;

Ülkemizde yargı anlamında revizyon çalışmaları yapılan bir dönemde çok can alıcı bir konuya değinmişsiniz kaleminize sağlık.Cok doğru tespitleriniz var.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 08 Temmuz 11:08


ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi

Anket Korona gündemden düştükten sonra hangi sektör en çok değişime uğrayacak?