Deprem konusunda oldukça yetersiziz !

   Depremlerin şiddetlileri, oldukça büyük yıkımlara sebep olabilmektedir. Bilindiği üzere ülkemiz, önemli bir deprem bölgesindedir. Yurdumuzun %92 si deprem alanları içindedir. İnsanlarımızın sayısının, %95 i deprem tehlikesi altında. Bu sayılar bize, almamız gereken önlemlerin önemini göstermektedir.

   17 Ağustos 1999 tarihinde, Gölcük’te 7,4 şiddetinde büyük bir deprem meydana geldi. Bu deprem, yakın zamanımızın en büyük 2. depremidir. Felakette, 18.373 kişi yaşamını yitirdi. 5.840 kişi ise kayıplara karıştı. 24 Ocak 2020 tarihinde saat 20:55 te, 6,8 şiddetinde bir deprem oluştu. Bu depremde de onlarca kişi hayatını kaybetti.

   Yirmi sene zarfında bir süre geçmiş; iki felaket arasından. Alınması gereken önlemler yine sözde kalıyor. Depremler için yapmamız gerekenleri, her zamanki gibi sadece ezberliyoruz. Uygulama eksiğimiz olduğundan, yol kat edemiyoruz. Yani konu ile ilgili gayretlerimiz çok yetersiz.

   Yine şahsi olarak, cevaplayamadığımız birçok soru var gündemimizde. Deprem sigortasını yaptırdık mı? Deprem konusunda, internet ve televizyonu etkili bir biçimde kullanıyor muyuz?

   Biz bir deprem ülkesiyiz. Peki, ev içinde hangi önlemleri almaktayız?

   Deprem çantamız var mı?

   Eşyaları, usulünce sabitledik mi?

   Tatbikat yaptık mı?

   Deprem sonrası toplanma alanımızı biliyor muyuz?

v.s, v.s … sorularının çoğunun cevabı ‘HAYIR’. Bu konuları önemsemiyoruz bile.

   Bence yeterli sayıda deprem uzmanımız var. Depremden öncesi ve sonrası için de, gelişen durumları yeterince analiz edip aydınlatmaktalar.

 

DEPREMLER, İLAHİ BİRER UYARI MI?

   İnsanlarımız, depremlerin birer Allah uyarısı veya cezası olduğuna inanmakta. Biz de öyle olduğunu düşünebilmekteyiz. Lakin yine de bu konuda ihtiyatlı davranıp, önlem almamız gerekmez mi? Bu hususta neden gerekli çabayı sarf etmiyoruz? Faaliyete geçmek için, daha ne bekliyoruz? Üzerimizde  ölü toprağı mı var? Yoksa haddinden fazla mı vurdumduymazız?

   Çürük binalar, Alınan tüm önlemlere rağmen halen yapılmakta. 2020 yılında, ülkemizde hala kerpiç yapılar var. Birinci derecede riskli binaların tümü, yıkılmamış olup depremi beklemekteler. Yanlış yerlere ev kurulmasına devam edilmekte. Bu kötü durumlar, kimlerin yüzünden  kaynaklanmakta? Acaba bizler mi kanunlardaki açıklardan faydalanıp, bunları illegal sayılabilecek biçimde değerlendirmekteyiz. Suçlu olanlar içimizden birileri mi? Olumsuzluklar bu şekilde mi katlanıp çoğalmakta? Bu şekilde mi insanlarımız zarar görmekte?

   Her zamanki gibi; depreme dayanıklı bina yapımı aşamasında, bazı müteahhitlerimizin affedilmeyecek derecede kusurlu olduklarına inanmaktayım. Onların bir kısmı, nereden ne kadar malzeme kısacaklarını sürekli hesap etmektedirler. Bu sayede daha fazla para kazanma amacındalar. Ancak bu şekilde, birçok insanın hayatı ile oynamaktadırlar. Bu olumsuzluğun, gayet iyi farkındalar. Ancak, tüm cezai müeyyidelere rağmen, kusurlarını düzeltmek işlerine gelmemekte.

   Deprem hususunda Japonya örneği, bıkılıp usanılmadan verilmekte. Çünkü en şiddetli depremler, orada yaşanmakta. Ama, insanlar ve yapılar, zarar görmeden bu felaketleri kolayca atlatmaktalar. İşte bilinçli olmak, böyle bir şey olsa gerek. Depremi bertaraf etme konusunda, bırakın o lider ülkeyi, diğer gelişmiş ülkelerin seviyelerine bile ulaşamıyoruz.

   Bu felaketi, yalnızca meydana geldiğinde hatırlıyoruz. Elazığ depremi unutulduktan sonra, bütün bu konuşulanlar rafa kaldırılacak bence. Osmanlı Sultanlarından 2. Abdülhamid: “Bu millet iyidir lakin bir kusuru var, çabuk unutur.” demiş. Padişah bu sözü, o dönemin siyasi zelzeleleri için söylemiş. Ancak söz, deprem felaketi konusuna da uyarlanabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Bebe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfanatik Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfanatik Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfanatik Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfanatik Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Mehmet Cly - Önemli husus çarpık kentleşme bitmeli sağlam binalar yapılmalı

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 05 Şubat 02:01
02

Emin - Kentsel dönüşüm rant için değil depreme karşı kullanılmalı

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Şubat 15:41
01

Ahmet Bozkurt - İlker bey yine çok önemli bir konuda bilgilendirici,sorgulayıcı güzel bir yazı yazmışsınız.Umarım ders alması gerekenler alır ve bundan sonraki süreçte depreme karşı daha tedbirli olunur.Başarılarınızın devamını dilerim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Şubat 10:40


ŞANLIURFA ŞEHİR MARKALARI

Markanız 1 yıl boyunca, Urfanatik'te, bu alanda! Arayın...

+90 (532) 175 0403
Reklam bilgi

Anket Korona gündemden düştükten sonra hangi sektör en çok değişime uğrayacak?