Seçimin Ardından

Demokraside sandıklar her açıldığında umutlar yeşerir diye boşuna denilmemiştir. Ve herkese bir şekilde uyarı veya ödev verir.

Tabi bunu anlayabilmek önemli.

Anlayan için zaten sorun yok. Anlamayan içinde uyarı ve ödevini verir. Bu süreçte  dersini iyi çalışır, hatalarını onarırsan yeniden bir şansın olur. Aksi olursa da tarih olursun. Tıpkı diğer tarih olanlar gibi. Çünkü seni oraya getiren seni oradan göndermesini de bilir. Ve asıl patronun kendisi olduğunu sana hatırlatır.

Düşünün;

İktidar partisinin Büyükşehir Belediye Başkanısın verdiğin Vaatlerin hiç biri işe yaramıyor

Bunca masraf ediyorsun boşa gidiyor.

Bakan ve Meclis Başkan vekili olmak üzere 8 milletvekilin var fayda etmiyor.

Taşımalı seçmene baş vuruyorsun nafile

Devlet kurumları emrinin altında bu süreçte makyajlı davranıp insanların bir dediğini iki etmiyorsun. Kimse dönüp bakmıyor bile.

Meclis Başkan vekili ve senin milletvekilin her türlü vaadi veriyor. Cumhurbaşkanından selam getiriyor. Seçmen duymuyor

Her gün bir bakan geliyor memleketine her türlü imkanı sunma vaadinde bulunuyor yine fayda etmiyor

Yaklaşık 1 milyon Suriyelinin oyunu bir şekilde kendine alıyorsun. Tabelada yine geridesin.

Yetmedi!

Seçim döneminde Cumhurbaşkanı 2 kez Şanlıurfa’ya gelip senin için halktan destek istemesine rağmen Milletvekili’si bile  olmayan bir parti gelip seni yerle bir ediyorsa ve yeniliyorsan şapkayı önüne koyup ben nerde yanlış yaptım deme zamanıdır. Ve nerede yanlış yaptığını gerçek millet söyledi.

Nemi yapmalıydın?

Çevrendeki Urfalının deyimiyle tırşıkçılara, tırrolara, sahtekarlara, ihale mafyasına, bankamatik memurlarına yol vermeliydin.

Zengin arzulara son verip yoksul adaleti güçlendirmeliydin.

Sahibinin sesi olmak daha değerli şiarından vaz geçip Noterler birliği 2. Başkanı olmakla övündüğün sağlam, adaletli, hak hukuk noktasında adaletin nefesi olmak gibi kırmızı çizgi sahibi olacaktın. Ve özellikle  ardından "davacı" değil, "duacı" insanlar bırakmak için uğraşacaktın. Kısacası bunun gibi daha çok neden sayabilirim. Ama sayfalar yetmez inanın.

 

Sonuç olarak büyüklerimizin dediği gibi “Galibiyetin babası çok olur. Yenilgi yetimdir”. Menfaatçilerde yetim olduğunuzu size hissettirecektir mutlaka. Gün gittikçe etrafınızdaki kalabalığın azaldığını görüp tek başınıza kalacağınıza şahit olursunuz.  Ve umarım bundan ders çıkarırsınız. Bu seçimin başta Şanlıurfa’mıza sonrada ülkemize hayırlar getirmesi dileğiyle saygılar sunarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Orhan Aslan - Mesaj Gönder




Anket Size göre Şanlıurfa'nın en önemli sorunu nedir?
Tüm anketler