Şanlıurfa’nın misafirperverliğini anlatan en etkileyici hikayelerden biri, 1871 yılındaki “Kırmızı Kar Senesi”nde yaşandı. Yıllardır dilden dile aktarılan bu olay, kentin misafirine verdiği değeri en çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.
TİPİ ALTINDA URFA’YA SIĞINAN KERVAN
Kışın en sert günlerinde Şam’a gitmek üzere yola çıkan bir kervan, şiddetli tipi nedeniyle yolunu kaybederek Urfa’ya ulaşır. Konaklayacak bir han arayan kervancılar, büyük ve gösterişli bir yapıyı görünce buranın han olduğunu düşünerek içeri girer. O yapı, aslında Hacı Fazlı Efendi’nin konağıdır.

URFA MİSAFİRPERVERLİĞİ VE KIRK GÜN SÜREN EV SAHİPLİĞİ
Konağın sahibi Hacı Fazlı Efendi ve oğulları, misafirlerin han zannettiğini fark etseler de Urfa’nın köklü misafirperverlik geleneği gereği tek kelime etmezler. Kervanın odalarını hazırlar, hayvanlarını içeri alır, sofralar kurarlar. Bu misafirlik tam kırk gün sürer.

“BURASI HAN DEĞİL EVLADIM”
Karlar eriyip kervan ayrılmak istediğinde kervanbaşı hesap ödemek ister. Ali Efendi’nin verdiği cevap ise tarihe mal olur: “Burası han değil evladım… Babamızın konağı. Siz misafirimizsiniz, misafirden para alınmaz.” Bu sözler karşısında kervancılar hem mahcup hem de minnettar kalır.

ŞAM’DA YAŞATILAN URFA HATIRASI
Şam’a dönen kervancılar, yaşadıkları bu unutulmaz misafirperverliği unutmamak için kendi hanlarına “Hacı Fazlı Hanı” adını verir. Ayrıca her yıl Urfa’ya uğrayıp hediyeler getirmeyi gelenek haline getirirler.





