Şanlıurfa’da yaşayan Halil ve Fatma Aka çifti, 12 yıl boyunca çocuk sahibi olabilmek için farklı sağlık merkezlerine başvurdu. Kısırlık tanısı konulan ve defalarca “zor” hatta “imkânsız” denilen çift, umudunu kaybetme noktasına geldi.
Son çare olarak Harran Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’na müracaat eden çift için burada yeni bir süreç başladı.
2,5 YILLIK SABIRLI TAKİP SONUÇ VERDİ
Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mert Ulaş Barut tarafından detaylı şekilde değerlendirilen çift için kapsamlı tetkik ve analizler yapıldı. Elde edilen bulgular doğrultusunda bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturuldu.
Yaklaşık 2,5 yıl süren sabırlı ve titiz takip sürecinin ardından, herhangi bir yardımcı üreme tekniğine başvurulmadan doğal gebelik elde edildi.
Gebelik süreci boyunca yakından izlenen anne, 39. haftada 3 kilo 300 gram ağırlığında, 7/9 APGAR skoru ile sağlıklı bir erkek bebek dünyaya getirdi.
BEBEKLERİNE “MERT” İSMİNİ VERDİLER
12 yıl boyunca çocuk hasreti çeken Aka çifti, yaşadıkları mutluluğu “mucize” olarak nitelendirdi. Çift, kendilerine bu umudu ve mutluluğu yaşatan doktora vefa göstergesi olarak bebeklerine “Mert” adını verdi.
“KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ İLE BAŞARI MÜMKÜN”
Süreçle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mert Ulaş Barut, her infertilite vakasının kendine özgü olduğunu vurguladı.
“Çiftimiz yaklaşık 12 yıl boyunca farklı merkezlerde pek çok yöntem denemişti. Doğru tanı, sabırlı takip ve kişiye özel tedavi planlamasıyla başarıya ulaşmak mümkündür. Bu süreçte yalnızca tıbbi değil, psikolojik destek de büyük önem taşımaktadır. Multidisipliner ekip çalışması bu başarının en önemli unsurlarından biridir.”
“VATANDAŞLARA UMUT OLMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Başhekim Doç. Dr. İdris Kırhan ise bölge açısından dikkat çeken bir başarı hikâyesine imza atıldığını belirterek, hastanenin ileri tanı ve tedavi imkânlarıyla vatandaşlara umut olmaya devam ettiğini ifade etti.
Uzmanlar, uzun süreli infertilite vakalarında umudun kaybedilmemesi gerektiğine dikkat çekerek; doğru merkezde yapılan ayrıntılı değerlendirme, sabırlı takip ve kişiye özel planlama sayesinde başarı şansının önemli ölçüde arttığını vurguladı.