Hissettiklerimiz çoğu zaman sadece bizi ilgilendiriyor. İsteklerimiz doğrultusunda hareket edemediğimiz için hislerimizi kullanıp karşımızdaki kişilerden cevap bekliyoruz. Peki cevap bizi tatmin ediyor mu yada cevabın ne kadarını alabiliyoruz. Gözünüzde güven duygusu oluşturmayan birine karşı hisleriniz her zaman yavaş adımlarla ilerleyecektir ama bu adımlar alacağınız kararlarıda tetiklemektedir. Güven, kişinin yapı taşı olması sebebi ile elde edeceğiniz hissiyat sizde duyguyu da tetikleyecektir. Günümüzde hislere pek de önem verildiği söylenemez. Teknolojinin bu denli gelişmesi ile içe kapanıklıl aldı başını gidiyor. Yada içimizdekilerini zaman tünelimize yazıyoruz bazen bir kaç beğeni gelince de mutlu oluyoruz. Dünyamız ve iç dünyamız bununla sınırlı olmamalı, kendimize daha çok zaman ayırmayalı ve iç dünyamız ile barışık olmalıyız. Şahsen ben iç dünyamın henüz keşfedilmediğini düşünmekteyim. İçimde yapacaklarıma dair yapamayacaklarım da bulunmakta. En önemli yapabileceklerimiz sevgi olmalı, sevgi güvenin ve hissiyatın başıdır. Hissedemiyorsak eğer sevmiyoruz anlamına gelmiyor, zamana bırakmalı zamanla yaşamalı.